YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2871
KARAR NO : 2023/3221
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/269 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla getirilen değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1403 Esas, 2021/1629 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hesap hatasının düzeltilmesi suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2021/25783 Esas, 2022/4070 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün eksik araştırma nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/387 Esas, 2022/549 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla getirilen değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kararın bu yönlerden bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; olayın intikalinin yaklaşık 11 yıl sonra olduğuna, katılan mağdurenin beyanlarının hayal ürünü olduğuna, mağdurenin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, evin kalabalık olduğu ortamlarda ve cenaze zamanında söz konusu iddiaların yaşanmasının mümkün olmadığına, sanığın savunmalarında tutarlı şekilde suçlamaları inkar ettiğine, mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdurenin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik somut delil bulunmadığına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince ”Sanığın 2009 yılında yeğeni olan mağdureye yönelik cinsel istismar eylemlerinin başladığı, evde sürekli sanığın mağdureye yanaştığı, mağdurenin pijamasını indirip sürtünmeye çalıştığı, yine eylemlerini sürdürdüğü zaman dilimi içerisinde mağdurenin yorgan altından cinsel organını yaladığı, yine bir keresinde sanığın mağdureyi kucağına oturttuğu, mağdurenin eline boşaldığı, ortam müsait olmadığı zamanlarda sanığın mağdureyi dudağından öpmeye çalıştığı, yine sanığın mağdurenin annesi ve babası düğüne gittiği bir sırada mağdurenin abisini markete yolladığı sanığın mağdureyi hızlıca soyduğu, sanığın mağdurenin cinsel organına cinsel organını sokmaya çalıştığı, mağdurenin baskıyı hissettiği, dosya içindeki sanık ile mağdurenin yazışmalarını gösteren whatsapp ekran görüntülerinde mağdurenin yaşanan olaylardan dolayı kızgınlığını anlattığı, buna cevaben dayısı olan sanığın herhangi bir inkarda bulunmayarak mağdureye ‘…seni çok seviyorum..eriyorum…’ gibi cümleler sarf ettiğinin görüldüğü, mağdurenin okulu tarafından tutulan 11.03.2020 tarihli tutanakta mağdurenin sinir krizi geçirerek intihar etmek amacıyla 2.kat penceresine çıktığı, mağdurenin yaşadığı olaylar sebebiyle birçok kez intihar girişiminde bulunduğunun anlaşıldığı, yine iş bu dosyada, olayla ilgili olarak alınan ATK raporunda da mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, mağdurenin öz dayısı olan sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir husumetin bulunmadığı, aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu ,alınan ÇİM raporunda ve duruşmada dinlenen pedagog beyanlarında mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceği görüşünün belirtildiği dikkate alınarak Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince yan delillerle de desteklenen mağdure beyanlarına itibar edilerek sanığın öz yeğeni olan mağdureye ‘baban duymasın bu kötü bir şey ,yoksa seni öldürür ,sesini çıkarırsan kötü şeyler olur’ şeklinde tehditlerde bulunarak mağdurenin ve kendinin kıyafetlerini çıkartıp mağdureyi kucağına oturtması, penisini mağdurenin cinsel bölgesine sürtmesi, mağdurenin yatağına girerek cinsel bölgesini yalaması, dudaklarını öpmesi, göğsünü ellemesi, cinsel bölgelerine eliyle dokunması şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı, Yargıtay bozma ilamı gereğince katılanın annesi ile rehber öğretmen … ****’ın suça konu olaylarla ilgili tanık sıfatıyla ifadelerinin alındığı, bu ifadelerin katılan beyanını desteklediği, mağdurenin daha önce suça konu olay nedeniyle psikiyatri kliniğinde tedavi gördüğü, buna ilişkin tedavi evraklarının da istendiği ve dosyaya eklendiği, sanık ile mağdure arasındaki yazışmaların sanık ile mağdureye sorulduğu, sanığın hatırlamadığını beyan ettiği, katılanın ise mesaj içeriklerinin doğru olduğunu beyan ettiği, sanığın bu husustaki beyanı suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmediği, Sanık hakkında kurulacak hüküm için suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa ile 6545 Sayılı yasal değişiklikten sonraki yasa arasında aşağıdaki şekilde kıyaslama yapılarak sanığın üzerine atılı sübuta eren cinsel istismar suçunun suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı yasal değişiklikten önceki halinin sanığın lehine olduğu kanaatine varılmış” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/387 Esas, 2022/549 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.