YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2896
KARAR NO : 2023/3216
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2012 tarihli ve 2011/55 Esas, 2012/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
2. Bu kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 25.05.2017 tarihli ve 2014/7831 Esas, 2017/2863 Karar sayılı kararı ile özetle; tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2017/347 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları ile 62 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/4279 Esas, 2020/660 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkumiyetine hükmedildiği gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
5. İkinci bozma kararı üzerine Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/110 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilerek sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
6. Kararın sanık müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/23223 Esas, 2021/10243 Karar sayılı kararı ile direnme kararında belirtilen gerekçelerin reddi ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine karar verilmiştir.
7. Tevdii kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.06.2022 tarihli ve 2022/9-5 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına ve mahalline gönderilmesine karar verilmiştir.
8. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozması üzerine Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/400 Esas, 2022/471 Karar sayılı karar ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili özetle; tüm dosya kapsamına göre atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğunu ve beraat kararında isabet olmadığını beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; “Dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair sanık aleyhine katılan beyanı ve katılana ait doktor raporları varsa da, katılanın; mağdurun kendisini rızası dışında Ayvalık’tan Güre’ye getirdiğine ve burada aracını bırakıp keşif tutanağı ve bilirkişi raporuna göre yaklaşık 88 metre mesafede meskun mahal içerisinde sürüklediğine dair beyanlarının hayatın olağan akışı ve dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, doktor raporunda mağdurun bacak ve ayaklarında yaralanmalar olduğunun belirtildiği, ancak katılanın beyanları düşünüldüğünde iddia edilen eylemler karşısında daha vahim ve katılanın vücudunun başka yerinde de yaralanmalar olması gerektiği, doktor raporunda belirtilen yaralanmaların yaraların yeri dikkate alındığında başka şekilde (bir yere çarpma gibi) oluşma ihtimallerinin de bulunduğu, yine katılanın yalın ayak koşarak olay yerinde ayrılması halinde ayak tabanlarında daha ciddi yaralanmalar oluşması gerektiği, kaldı ki tanık olarak beyanı alınan taksi sürücüsünün katılanın ayağında ayakkabı olduğuna dair beyanda bulunduğu, yine otel çalışanları ve taksi sürücüsünün katılanın kıyafetlerinde ve durumunda cinsel saldırıya maruz kaldıklarına dair bir gözlemlerini olmadıklarını içerir beyanlarının bulunduğu, tüm bu hususlar karşısında sanığın üzerine atılı eylemleri işlediğinde kuşku bulunduğu, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırmaya yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık … **** hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmış ise de; alınan beyanlar ve toplanan deliller doğrultusunda yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.” gerekçeleriyle sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/400 Esas, 2022/471 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.