YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2939
KARAR NO : 2023/2774
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/93 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile aynı Kanun’un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/2873 Esas, 2022/2107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii, katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin soyut iddialarını doğrulayan hiç bir delil bulunmadığına, teşhis tutanağının ilgili yasa maddesine aykırı olarak alınması nedeni ile hukuka aykırı elde edilmiş delil niteliğinde olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Suç vasfına, alt sınırdan ceza tayinine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında takdiri artırımın gerekçelendirilmediğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi İstemi
Alt sınırdan ceza tayinine ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık hakkında mağdure Azra’ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada; sanığın işlettiği markete giden mağdurenin alışveriş yaptığı sırada arkasından gelerek kendisine sarılarak ve göğüslerini okşama şeklindeki eylemleri mağdure anlatımına göre kıyafetleri üzerinde ve bir dakikaya yakın sürdüğünü ifade etmesi nazara alınarak sarkıntılık boyutunda kaldığının kabulü ile sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi gereği cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın savunmasında mağdureyi kesinlikle tanımadığına ve mağdurenin belirttiği tarihlerde söz konusu işyerine kesinlikle gitmediğine ilişkin savunması, savunma tanıkları …, …, … tarafından desteklense de tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarında marketin olay tarihlerinde kapalı olduğuna yönelik bir beyanda bulunmamaları karşısında tanıkların beyanları sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olarak değerlendirilmiştir.
4. Mağdurenin okul rehber öğretmeni tanık … ve tanıklar … ile …’nin beyanlarının mağdure beyanı ile aynı doğrultuda olduğu, tanık …’nin sanığın savunmasının aksine sanığın devamlı markette duran kişi olduğunu, mağdure ile bir kez markete gittiklerinde sanığın mağdurenin omzuna dokunduğunu gördüğünü, sanığın marketin önünden geçmeye başladıklarında şarkı söylemeye başladığını söyleyip mağdurenin kendisine sanığın sapık olduğunu söylediğini belirttiği, tanık …’nin de mağdurenin kendisine sanığın market içerisinde sarılıp okşadığını anlattığını söylediği, bu bakımdan mağdure beyanlarını destekleyen …, … ‘nin anlatımları karşısında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulurken önce 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin ardından 103 üncü maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin tatbiki suretiyle kademeli uygulama yapılması sonuç ceza miktarı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık beyanları, sanık savunması ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Mağdure Azra’nın ifadeleri, savunma ile tüm dosya kapsamına göre sanığın değişik zamanlarda mağdureye sarılma ve göğüslerine dokunması şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
2. Mahkemece temel cezanın “Suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın amaç ve saiki nazara alınarak takdiren” şeklindeki dosya kapsamıyla da uyumlu gerekçeye istinaden alt sınırdan belirlenmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında mahkemece ”Eylem sayısı ve niteliği dikkate alınarak” şeklinde takdiri artırımın gerekçelendirildiği anlaşılmakla herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/2873 Esas, 2022/2107 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.