YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2967
KARAR NO : 2023/8404
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/141 E., 2022/786 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2011/400 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2014 tarihli ve 2011/400 Esas, 2014/28 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2016/5233 Esas, 2020/5961 Karar sayılı kararı ile “Soruşturma evresinde tek psikiyatri uzmanından alınan içeriği itibarıyla yetersiz rapora istinaden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesinin tatbikine karar verildiğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek olay tarihinde üzerine atılı suçla ilgili TCK’nın 32/1 veya 32/2. maddesi kapsamında fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor alındıktan sonra cezai sorumluluğunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2021/141 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, iki kez 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi ve kazanılmış hakkı korunarak iki kez 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle, mevcut rapora göre her ne kadar sanığın cezaî ehliyetine ilişkin cezaî sorumluluğunun tam olduğuna dair rapor alınmış olsa bile sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığına, raporun yeniden aldırılması gerektiğine, suçun sanık tarafından işlenmediğine, ifade sırasında usuli işlemlere uyulmadığına, cezai indirimlerin Mahkemece uygulanmadığına ve hükümlerin sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ” Sanık savunması istikrarlı ve birbirleri ile uyumlu mağdur beyanları ve taraflar arasında iftira atmayı gerektirir bir husumet bulunmayışı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirirliğinde sanık …’un suç tarihinde saat 18.30 sıralarında birlikte evlerine gitmek üzere yaya olarak yürüyen yaşları küçük katılan mağdurelerle … imam hatip lisesi karşısında bulunan üst geçitin merdivenlerinde karşılaştığında cinsel hislerini tatmin saiki ile katılan mağdur … …’ın göğüslerini, katılan mağdur … …’ün de poposunu sıkıp okşadıktan sonra hızla olay yerinden uzaklaşmak sureti ile üzerine atılı suçları işlediği, sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nun 103/1.b maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, her ne kadar bozma öncesi yapılan yargılama da sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 32/1-2. Maddesi gereğince indirim yapılmış ise de bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda 10.11.2021 tarihli ATK raporunda sanığın ceza sorumluğunun tam olduğunun bildiriliği anlaşılmakla sanık hakkında şartları oluşmadığından 5237 Sayılı TCK’nun 32/1-2. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş” şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü merdivenlerde karşılaştığı katılan mağdure Dilber’in göğüslerini sıkma ve katılan mağdure …’in ise kalçasını sıkıp dokunma şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı ve Mahkemece sanık hakkında temel cezaların alt sınırdan belirlenmesi sebebiyle nihai ceza miktarının değişmediği, bu nedenle kanun değişikliğinin lehe veya aleyhe sonuç doğurmayacağı gözetildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2021/141 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.