Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3163 E. 2023/8479 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3163
KARAR NO : 2023/8479
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/164 E., 2022/337 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan mağdure vekilinin kanunen hakkı bulunmadığından vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/232 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü maddesinin (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2013/232 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin oy çokluğuyla verilen 28.04.2022 tarihli ve 2021/2772 Esas, 2022/4168 Karar sayılı kararı ile, olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili beyanları, tanık …’ın iddiaları desteklemeyen anlatımları, 05.05.2013 tarihli görüşme ve değerlendirme raporunda yer alan anne ile baba arasındaki sorunlar nedeniyle katılan mağdurenin annesine destek olmak ve babası olan sanığın zor durumda bırakmak amacıyla bu yönde bir suçlama içerisine girebileceği yönündeki tespit, 26.06.2013 tarihli duruşmada hazır bulunan psikoloğun ifadesinde hazır bulunduğu katılan mağdurenin ezber olarak, çok rahat ve yalın bir şekilde olayı anlattığı mevcut haliyle beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususunda kendisinde şüphe uyandığı için psikiyatri kiliniğine gönderilmesi gerektiği yönündeki mütalaası, katılan mağdurenin intikalden on ay önce sanığa yazdığı mektup içeriği, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin oy çokluğuyla verilen, 13.12.2022 tarihli ve 2022/164 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Tanıklar …, …, …, … ve … beyanlarına göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, araştırılmasını istedikleri HTS kayıtları, SGK kayıtları ve keşif yapılması gibi bir çok hususun araştırılmayarak eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan mağdure beyanlarının tutarlı olması, hastane kurul raporu, Adlî İhtisas Kurulu raporu gibi raporlara aykırı karar verilmesi, katılan mağdurenin, sanığa iftira atması için bir nedenin bulunmaması, sosyal inceleme raporunun düzenleyen görevli ile duruşmada bulunan psikoloğun çocuk psikiyatristi olmamaları nedeniyle beyanlarına itibar edilmemesi ve sanık hakkında kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ”… Tüm dosya ve deliller incelendiğinde olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili beyanları, tanık …’ın iddiaları desteklemeyen anlatımları, 05.05.2013 tarihli görüşme ve değerlendirme raporunda yer alan anne ile baba arasındaki sorunlar nedeniyle mağdurenin annesine destek olmak ve babası olan sanığın zor durumda bırakmak amacıyla bu yönde bir suçlama içerisine girebileceği yönündeki tespit, 26.06.2013 tarihli duruşmada hazır bulunan psikoloğun mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususunda kendisinde şüphe uyandığı için psikiyatri kiliniğine gönderilmesi gerektiği yönündeki mütalaası, mağdurenin intikalden on ay önce sanığa yazdığı mektup içeriği, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilmek suretiyle sanığın beraatine…” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/164 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Başkan …’nun karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 28.04.2022 tarihli ilâmındaki karşı oy gerekçesinde belirttiğim üzere, mağdure tüm aşamalarında samimi ve tutarlı şekilde beyanlarda bulunmuş, katılan anne ile tanık …’ın anlatımları mağdurenin beyanlarını doğrular niteliktedir. Dosya kapsamında mevcut adli görüşme ve değerlendirme raporlarında mağdurenin ayrıntılı ve sponten anlatımlarda bulunduğuna dair psikolog bilirkişi görüşü mevcuttur.
İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.05.2014 tarihli raporunda mağdurenin olaydan kaynaklı depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğu tespit edilmişltir.
Tüm bu izahat ışığında, dosya kapsamına göre sanığa iftira atmasını gerektirecek geçerli sebep bulunmayan mağdurenin aşamalardaki tutarlı beyanları, Adlî Tıp raporu içeriğine, katılan annenin mağdureyi doğrular beyanlarına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübuta erdiği ve bu itibarla sanık hakkında müsnet suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun beraat kararının onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.