YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3223
KARAR NO : 2023/4075
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/320 E., 2022/343 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2020 tarihli ve 2020/185 Esas, 2020/361 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ile 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, müstehcenlik suçundan verilen mahkûmiyet kararının ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1010 Esas, 2021/1430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1010 Esas, 2021/1430 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.05.2022 tarihli ve 2021/24507 Esas, 2022/4969 Karar sayılı kararı ile hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılmadan karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/320 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst sınırdan takdiri indirim maddesi uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Süre tutum dilekçesi ile ilk derece mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Bozulmasından Sonra Yapılan Yargılama Sonucunda İlk Derece Mahkemesince; ”..sanığın savunmalarında geçen hata hali ile ilgili; katılan … *** ile sanık … ***’nin 2019 yılı Eylül ayı içerisinde tanıştıkları, bu tarihten itibaren duygusal arkadaşlık ilişkisi içerisinde oldukları, her ne kadar sanık soruşturma aşamasındaki ifadesinde katılanı 17 yaşında olarak bildiğini beyan etmiş ise de mahkememiz huzurunda yapmış olduğu savunmasında katılanın yaşını bilmediğini söylemesi ve bu iki beyanı arasında çelişki olması, mahkememizce yapılan tespitte katılanın yaşı ile uyumlu bir görüntüye ve gelişime sahip olması, sanığın katılanla bir çok defa cinsel ilişkiye girmesi ve arkadaşlık ilişkileri olup birbirlerini bir süredir tanımaları, katılanın sanığa bir çok video ve fotoğrafını göndermesi ve bu nedenle sanığın mağdurun küçük olduğunu bildiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nın 30.maddesinde düzenlenen hata hükümleri uygulanmamıştır.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre suç tarihinin sanığın son eylemi olan 08.05.2020 tarihinden bir kaç gün önce olduğu belirlenmesine rağmen karar başlığına 2020 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilâmına uygun olarak kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
1. Dosya kapsamı ile bölge adliye mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden takdiri indirim maddesi uygulanmadan ceza verilmesini gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/320 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.