YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3628
KARAR NO : 2023/8496
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/564 E., 2022/517 K.
SUÇLAR :Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2010 tarihli ve 2008/190 Esas, 2010/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2010 tarihli ve 2008/190 Esas, 2010/89 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 25.02.2011 tarihli ve 2010/10703 Esas, 2011/1390 Karar sayılı ilâmıyla; sair temyiz itirazlarının reddi ile ”Sanığın aşamalardaki beyan ve dilekçelerinde mağdurenin yaşına itiraz ettiğinin ve mağdurenin de sanığa 16 yaşında olduğunu söylediğinin anlaşılması karşısında suç niteliğine ve oluşumuna etkisi nazara alınarak mağdurenin resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak film ve kemik grafileri çektirilmek suretiyle sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak mağdurenin suç tarihinde gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2011/157 Esas, 2014/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2011/157 Esas, 2014/79 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 22.10.2018 tarihli ve 2016/7228 Esas, 2018/6179 Karar sayılı ilâmıyla;sair temyiz itirazlarının reddi ile ”Dairemizin 25.02.2011 gün ve 2010/10703 Esas, 2011/1390 Karar sayılı bozma ilamında, mağdurenin yaş tespitine esas olacak film ve kemik grafileri çektirilmek suretiyle sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş sorularak mağdurenin suç tarihinde gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği belirtilmesine rağmen, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ve içerisinde radyoloji uzmanının da bulunmadığı heyet raporunda mağdurenin olay tarihinde onbeş yaşını bitirip bitirmediği hususunda bir açıklık bulunmaması karşısında, suç vasfına etkisi bakımından öncelikle mağdurenin yaş tespitine esas olmak üzere dosyada mevcut yaş raporunun dayanağı olan tıbbi belgeler ile grafilerin tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2018/564 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 6545 sayılı Kanun’la değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemenin kararının adil ve vicdani olmadığına, yargı kararlarında içtihat briliği bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; ”Mağdurenin dosya kapsamında mevcut nüfus kaydına göre doğum tarihi, 01.01.1994 , tescil tarihi ise 09.12.1994 tür. Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu’nun 22/06/2022 tarih 2256 sayılı mütalaası ile olay tarihinde (2007 yılında) -13- yaşını bitirmiş olup, 14 (ondört) yaşı içerisinde olduğu ve -14- yaşını bitirmediğinin belirlendiği, bu halde suç tarihinde, mağdurenin 15 yaşından küçük olduğu saptanmış, mağdurenin kendi rızası ile suç tarihinde sanık ile arkadaşlık yaptığı rızası ile sanık ile kaçtığı, sanığın memleketi olan Sason’da bir süre bulundukları, bu süre içerisinde mağdure ile sanığın yine mağdurenin rızası ile birden çok kez birlikte olduğu, bu şekilde 20 gün kadar Sason’da kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a gelerek ailelerininde anlaması ile kendi aralarında düğün yaparak evlendikleri, bu süre içerisinde sanık ile mağdurenin karı koca hayatı yaşadıkları, mağdurenin hamile kalarak hastanede doğum yapması üzerine olayın ortaya çıkıp resmi mercilere bildirildiği, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu rapor içeriğine göre mağdurenin olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulmadığı, sanık tarafından gerçekleştirilen eylemler yönünden her ne kadar mağdurenin beyanında rızası gerçekleştiğini beyan etmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 Karar sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak suça konu sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, mağdurenin olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla geçerli bir rızadan bahsedilemeyeceği, eylemin bu haliyle 15 yaşından küçük mağdureye karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok kez vücuda organ sokmak sureti ile cinsel ilişkide bulunarak nitelikli cinsel istismar suçundan ve çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan sanığın sabit görülen eylemi nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiş” şeklindeki gerekçe ile hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2018/564 Esas, 2022/517 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.