Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/3679 E. 2023/5738 K. 28.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3679
KARAR NO : 2023/5738
KARAR TARİHİ : 28.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/740 E., 2022/864 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.2020 tarihli ve 2019/353 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/740 Esas, 2022/864 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Olayın intikal şekline, mağdurenin detaylı anlatımlarına, mağdure anlatımlarını doğrulayan tanık …’nün beyanlarına ve mağdurenin, aralarında husumet bulunmayan sanığa iffetini ilgilendiren bir konuda iftira atmasını gerektirecek bir durum bulunmaması nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği halde duruşma açılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde mağdure …’nın … … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi AMP 12. Sınıf öğrencisi olduğu ve … Reklam Ajansında staj yaptığı, bu iş yerinin tanık …’ye ait olduğu, olay günü iş yerinde bilgisayar başında çalıştığı esnada tanık …’nün kayınpederi olan sanığın mağdurenin yanına gelerek mağdurenin saçlarını düzelttiği, yanağını, dudağını okşadığı ve mağdura hitaben seni öpebilirmiyim diyerek bu şekilde sanığın, mağdure çocuğa yönelik sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu şeklinde olayın kabul edildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan incelemede aşamalarda sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, mağdurenin aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunması ve 11.02.2020 tarihli dilekçesinde böyle bir olayın yaşanmadığını beyan etmesi karşısında sanığın atılı eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda sanık lehine çok kuvvetli şüphenin bulunması ve şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk kuralı da gözetilerek atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, somut inandırıcı ve kesin delil bulunmayan sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesince sanığın mağdure çocuğa yönelik atılı suçtan mahkûmiyetine dair hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müsnet suçu işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/740 Esas, 2022/864 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.