YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/38
KARAR NO : 2023/1273
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, hakaret
SUÇ TARİHLERİ : 16.06.2021 ve öncesi (Katılan mağdure İlayda’ya yönelik)
2019 ve sonrası (Katılan mağdur …’e yönelik)
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, katılan mağdur …’e karşı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine dair ek karar
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl ve ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ile ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Sanık Hakkında, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 Tarihli ve 2021/335 Esas, 2022/89 Karar Sayılı Kararı ile
a) Katılan mağdure İlayda’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve hakaret suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 Tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/1584 Karar Sayılı Kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ile müdafii, katılan mağdurlar vekilleri, katılan … vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/1584 Karar Sayılı Ek Kararı ile
Katılan … vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2022 tarihli ve 9-2022/148086 sayılı ek karar ile çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden onama görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurların beyanları, dosyada mevcut olan bilirkişi raporları ile psikolog beyanlarına göre sanığın katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve hakaret suçlarını işlediğinin açık olduğuna ilişkindir.
2. Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurların beyanları, dosyada mevcut olan bilirkişi raporları ile psikolog beyanlarına göre sanığın katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin açık olduğuna ilişkindir.
3. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
a) Katılan mağdure İlayda’ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm açısından; sanığın suç işleme kastının yoğunluğu nazara alınarak hakkında belirlenen temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesine ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
b) Katılan …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm açısından; mağdurun beyanlarının istikrarlı olması nedeniyle sanığın istismar eylemlerini gerçekleştirdiğinin kabulünün gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Katılan Mağdure İlayda’ya Karşı Gerçekleştirilen Eyleme Dair Kabulü
1. Katılan mağdure ve katılan …’in aşamalardaki anlatımları, katılan mağdurenin yaşı da dikkate alındığında mağdurenin bu nevi bir suç isnadında bulunmak amacı ile böyle bir kurgu oluşturmasının zor olması, katılan …’in de aşamalarda mantık örgüsü içerisinde ve tutarlı anlatımlarda bulunması, sanığın kayınbabasının katılan mağdurenin sanıktan çekinir bir halinin bulunduğunu beyan etmesi, sanığın katılan mağdurenin uyurgezer olması nedeniyle onun yanında yattığı ve faydalı olduğu için çocuklarına doğdukları günden beri masaj yaptığı yönündeki sanık savunmasına itibar edilemeyeceği, zira sanığın sürekli katılan mağdurenin yanında uyumasının, kızına masaj yapması ve kendisine de masaj yapmasını istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması hususu nazara alındığında savunmaya itibar edilemeyeceği gerekçeleriyle sanığın on iki yaşından küçük kızı katılan mağdureye karşı ön ve arka özel bölgelerini eli ile okşamak, yanına yatarak cinsel organını kıyafetleri üzerinden arkasına sürtmek, cinsel organını elletmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği kabul edilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi; “…suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, suç konusunun önem ve değeri, suça sürüklenen çocuğun [sanığın] saiki ve meydana gelen zararın niteliği…” şeklindeki gerekçesiyle alt sınırdan cezalandırılmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesinin Katılan Mağdur …’e Karşı İşlendiği İddia Edilen Suçlara Yönelik Kabulü
Katılan mağdurun ifadelerinin net ve tutarlı olmaması, yaşı itibarıyla ablasına karşı işlenen suçun etkisinde kalabileceği, katılan …’e aktardığı eylemlerin de netlik taşımadığı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılan mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve hakaret suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdur …’e karşı hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu gözetilerek katılan … vekilinin hakaret suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz edemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki temyiz isteminin aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine dair ek karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde; katılan … vekilinin ek karara dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur …’e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan mağdurun ablası olan İlayda’ya yönelik istismar eyleminden dolayı sanık hakkında şikayetçi olunmasından sonra annesinin katılan mağdura sanığın kendisine karşı bir istismar eyleminin olup olmadığını sürekli sorması, katılan mağdurun da intikal tarihi olan 04.08.2021 tarihinden on gün önce annesine sanığın kendisini istismar ettiğini soyut bir şekilde ifade etmesi, yaşı küçük katılan mağdurun ablasının yaşadığı istismar eylemi ve annesinin kendisine sürekli istismar ile ilgili soru sorması nedeniyle etki altında kalma ihtimali ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure İlayda’ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın eylemlerini mağdure 5 yaşında iken başlayıp yaşı 11 yıl 11 ay oluncaya kadar ve sıklıkla gerçekleştirmiş olması karşısında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasında artırım yapılırken eylem sayısı göz önüne alınarak teşdiden cezada artırım yapılması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile alt sınırdan artırım yapılması temyiz sebebi olarak ileri sürülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın katılan mağdurenin babası olmasının sağladığı kolaylıktan faydalanıp uyuduğu sırada onun yanına rahatlıkla uzanarak istismar eylemlerini gerçekleştirmesi şeklindeki suçun işleniş biçimi, istismar eylemleri için gece vaktini tercih ettiği nazara alınıp hem katılan mağdurenin kendisine karşı etkili bir tepki göstermesinin önüne geçme hem de evde bulunan diğer aile üyeleri tarafından fark edilme ihtimalini azaltma saikleriyle hareket etmesi ve katılan mağdurenin yanında porno film seyrettikten sonra bir kısım istismar eylemlerini gerçekleştirdiği, eylemlerin mağdurenin 5 yaşında iken başlamış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince hakkaniyet ve orantılılık ilkesi gözetilerek anılan suç için kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan uygun bir miktar uzaklaşılmak suretiyle temel cezanın belirlenmesi yerine dosya içeriğiyle örtüşmeyecek şekilde alt sınırdan hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
3. Bozma sebebine göre Tebliğname’deki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu Kanun, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Katılan … Vekilinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/1584 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur …’e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/1584 Karar sayılı kararında katılan … vekili, katılan mağdur … vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure İlayda’ya Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/1584 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.