YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4176
KARAR NO : 2023/3443
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/134 Esas 2022/316 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2257 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın samimi ikrarının bulunduğuna, eylemin sarkıntılık boyutunda kaldığına, zincirleme suç niteliği taşımadığına, hakkında verilen mahkumiyet kararının hakkaniyete aykırı olduğuna, tahliye talebine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın daha üst sınırdan cezalandırılması ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın pandemi döneminde ailesi ile birlikte … ilçesi … mahallesinde dedesine ait ikamette kaldığı, mağdurenin annesi … ile birlikte zaman zaman sanığın kaldığı eve oturmaya gittiği, sanığın 04.12.2016 doğumlu olan ve olay tarihinde 4 yaşında bulunan mağdureyi oyun oynama ve telefondan bir şeyler izletme bahanesi ile ikametin içerisinde ve bahçesinde kimsenin görmediği yerlere götürdüğü, yaşı küçük olan mağdurenin sanığın asıl maksadını anlamadığı ve sanığın kendisiyle oyun oynadığını zannettiği, bu şekilde sanığın tarihi tam olarak tespit edilemeyen zamanda mağdureye karşı değişik tarihlerde kucağına oturtarak, cinsel organını mağdurenin kıyafetleri üzerinden mağdurenin kalçasına sürterek, mağdurenin yatakta uzanmış vaziyette bulunduğu durumda arkasına geçerek cinsel organını mağdurenin ayaklarına değdirerek, mağdurenin çıplak olduğu halde fotoğraf ve videolarını çekmek suretiyle mağdureye karşı cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği, mağdurenin sanıkla evcilik oynadıklarına, kendisinin anne olduğuna, sanığın da baba olduğuna ilişkin beyanları göz önüne alındığında, sanığın eylemini oyun oynama bahanesiyle gün içinde belirli bir zaman aralığında sürece yayarak gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, sanığın mağdureyi soyduğuna ilişkin beyanlarda bulunması karşısında soyma işlemi sırasında sanığın mağdureye dokunduğu, böylece sanığın mağdureyi soyma eyleminin bile başlı başına sarkıntılık boyutunu aştığının kabul edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunun 5.sayfasında bulunan ve sanığın eşofmanın içinde ereksiyon halindeki cinsel organını eli ile tutarak mağdurenin kalçalarına sürttüğü görüntü ile yine bilirkişi raporunun 6.sayfasında bulunan ve sanığın, elinde salatalık olan mağdureyi kucağına aldığı görüntünün birbirinin devamı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, bu görüntülerde mağdurenin kıyafetlerinin aynı olduğunun tespit edildiği, kamera görüntüleriyle sınırlı bir inceleme yapılsa dahi sanığın eyleminin sarkıntılık boyutunu aştığının sabit kabul edilmesi gerektiği, sanığın zamana yayarak mağdureyi istismar kastıyla hareket ettiğinin ve fırsat buldukça eylemini yinelediğinin anlaşıldığı, çevresel faktörlerin araya girmesiyle sanığın eylemini kısa süreli gerçekleştirmek zorunda kalmasının sanık lehine değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira sanığın ereksiyon haline gelene kadar geçen süreçte ve kamera kaydını kapattıktan sonra mağdureye dokunmadığı düşüncesinin de hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığı, bu haliyle sanığın söz konusu eylemlerinin vehameti, yoğunluğu ve sıklığı nazara alındığında sarkıntılık düzeyini aştığı anlaşılmış, sanığın cep telefonunda bulunan video ve fotoğraf kayıtlarında tarihler tespit edilememiş ise de, sanık ve mağdurenin üzerindeki kıyafetlerin farklı olması, yine sanığın beyanında, toplamda 4-5 farklı günde mağdurenin kıyafetlerini çıkartarak fotoğraflarını çektiğine dair savunması göz önüne alınarak sanığın mağdureye karşı eylemini, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden çok kez gerçekleştirdiği kabulüyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/2257 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.