YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/457
KARAR NO : 2023/1870
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunup, Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan ve vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/239 Esas, 2022/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verildiği,
Görülmüştür.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1106 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiileri ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Özetle, üzerine atılı suçu işlemediğine, kendisine iftira atıldığına, adli tıp raporlarına göre de cinsel istismar olayı bulunamadığına, sadece beyan üzerine cezalandırıldığına ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, usul ve yasaya aykırı olan kararın temyiz incelemesi sonucu bozulması ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebine, sanığın tahliyesine karar verilmesine, müvekkilinin yargılamanın en başından itibaren mağdurenin başka erkeklerle yakın ilişkiler kurduğuna şahit olduğundan kendisini uyardığını ifade ettiğine, mağdurenin babasının bu durumdan haberdar olmasından korktuğu için müvekkiline bu yönde suçlama yönelttiğine, varsayımlar üzerinden mahkumiyet hükmü kurulduğuna, mağdurenin aşamalarda temin edilen beyanlarının çelişkili olduğuna, eylemlerin aylarca sürdüğü iddiası göz önünde bulundurulduğunda mağdurenin uzun süreler boyunca bir kez olsun dahi yardım istememesinin hem hayatın olağan akışı yönünden hem de iddiaların ağırlığı yönünden kabul edilebilir olmadığına, mağdure beyanlarına dikkat edilirse eylemlerin zamanını ve yerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyamadığına, intikalin geç olduğuna, katılan …’in soruşturma sürecindeki beyanlarının görmezden gelindiğine, sarkıntılık değerlendirilmeden hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkili hakkında cezalandırma yoluna gidilemeyeceğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen ceza miktarının az olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın zaman zaman katılan mağdurenin evde yalnız olduğu sırada eve gittiği, göğsüne ve vajinasına kıyafet ve ten üzerinden okşama şekilde dokunduğu, göğüslerini ellediği, yüzünden ve dudaklarından öptüğü, penisini ten üzerinden dokundurduğu şeklinde kabul edilen eylemlerinde çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan mağdurenin aşamalarda değişmeyen, kendi içerisinde tutarlı ve detaylı beyanları, bu beyanın tanıklar Hazal, … ve Naz’ın beyanlarıyla doğrulanmış olması, son olayın hemen akabinde katılanının durumu önce tanıklara içtenlikle anlatması ve devamında da şikayetçi olarak durumu kolluk kuvvetlerine intikal ettirmesi hususları bir arada değerlendirilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu görülmüştür.
3. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin hareket edebilme kabiliyetini ortadan kaldırmasının, kişinin vücudunun suçun konusu olması ve mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gerekçesiyle, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat hükmü kurulduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları” başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Kanuni düzenleme dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
B. Sanık, Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, çocuğun cinsel istismarı eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, çocuğun cinsel istismarı eylemine uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yapılan yargılamada eylemin ayrıca suç oluşturmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1106 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararında sanık, sanık müdafii, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.