Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/461 E. 2023/2771 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/461
KARAR NO : 2023/2771
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1046 E., 2019/841 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2019/1046 Esas, 2019/841 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/7890 Esas, 2019/7399 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının,Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/7616 Esas, 2020/2495 Karar sayılı ilamıyla yerinde görülmeyerek direnme talebiyle ilgili karar verilmek üzere dosyanın gönderildiği Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/ (Kapatılan) 14-248 Esas, 2020/359 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın kastının bulunmadığından bahisle beraatine karar verebileceğinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna karar verilerek esasının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderildiği belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2017/749 Esas, 2018/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/1296 Esas, 2018/1148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının duruşma açılmaksızın dosya ve dosya ile birlikte sunulan delillerin incelenmesi sonucunda İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdure …’e yönelik eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak yerine “…sanığın mağdurlardan …’e yönelik ilk dükkâna geldiğinde omzuna elini koymak istemesi ancak mağdurun izin vermemesi, ikinci geldiklerinde ise bu sefer elini tutup çekmesinin cinsel amaçla yapıldığı ve bu mağdura yönelik cinsel arzularını tatmini amacına yönelik vücut dokunulmazlığının ihlali niteliğinde olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle anlaşılamadığı,” şeklindeki gerekçeyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi maddesi gereğince beraatine denilmek suretiyle aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/1296 Esas, 2018/1148 Karar sayılı kararı kararının, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/7890 Esas, 2019/7399 Karar sayılı oy çokluğuyla verilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği kabul edilerek sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle anlaşılmadığı hususundaki değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2019/1046 Esas, 2019/841 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2019/1046 Esas, 2019/841 Karar sayılı kararının katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/7616 Esas, 2020/2495 Karar sayılı ilamıyla direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmeyerek reddiyle, 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin üçüncü bendine istinaden anılan direnme kararıyla ilgili hüküm kurulmak üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/ (Kapatılan) 14-248 Esas, 2020/359 Karar sayılı ilamıyla oy çokluğuyla, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın kastının bulunmadığından bahisle beraatine karar verebileceğinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğu belirtilerek esasının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa atılı suçun kanuni unsurları ile oluşmasına ve delillerle sabit olmasına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın cinsel amaçla hareket ettiği ve üzerine atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm toplanan deliller ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanığın katılan mağdure … ile inceleme dışı mağdure …’in evlerinin bulunduğu sokakta kuş dükkanı bulunduğu, mağdurelerin olay günü eve geldikleri sırada kuş bakmak için sanığa ait dükkana girdikleri, bu sırada acıktıklarını konuştukları, sanığın yandaki tost dükkanına gidip tost yiyebileceklerini ve kendisinin ödeyeceğini söyleyebileceklerini belirterek mağdureleri yandaki dükkana gönderdiği, mağdurlelerin tost yedikten sonra geri geldikleri, kuş bakmaya devam ettikleri, kuş tüylerinin uçuştuğu, sanığın tüy olmamasına rağmen katılan mağdure …’in omzuna doğru elini attığı, mağdurenin dokunmasına izin vermediği, sanığın kuşları satmadığını, ancak hediye edebileceğini söylediği, mağdurelere bir kuş hediye ettiği, mağdurlelerin kuşu alıp gittikleri, annelerinin kızacağını düşünerek başka bir kuşçu dükkanında kuşu satıp tekrar sanığın dükkanına geldikleri, bir tane daha kuş istedikleri, sanığın kuşu verdiği sırada katılan mağdure …’in elini tutup çektiği, mağdurenin sanığın elini iterek kurtulduğu ve mağdure …’e dışarı çıkmasını söylediği, sanığın mağdure …’in dışarı çıktığı esnada poposunu sıktığı, mağdurelerin tepki göstermesi üzerine sanığın sinkaflı sözlerle mağdurelere hakaret ettiği, mağdurelerin eve giderek anneleri olan katılanlara durumu söyledikleri, katılanların şikayetçi oldukları kabul edilen olayda, sanığın katılan mağdure …’e karşı eylemini cinsel amaçla yaptığı, eyleminin ani, süreklilik arz etmeyen hareket niteliğindeki sarkıntılık olarak değerlendirildiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, ancak birbiri ile uyumlu mağdure beyanları doğrultusunda sanığın üzerine atılı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, sanık savunmalarına, katılan mağdure beyanları ve tanıkların anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılan mağdure … ile inceleme dışı mağdure …’nin evlerinin bulunduğu sokakta kuş dükkanı bulunduğu, mağdurelerin olay günü kuş bakmak için sanığa ait dükkana gittikleri, dükkan içerisinde kuş tüylerinin uçuştuğu, sanığın katılan mağdure …’in omzunda tüy olmamasına rağmen sanki tüyü temizliyormuş gibi omzuna doğru elini attığı, mağdurenin dokunmasına izin vermediği, sanığın kuşları satmadığını ancak hediye edebileceğini söylediği, mağdurelere bir kuş hediye ettiği, mağdurelerin kuşu alıp gittikleri, annelerinin kızacağını düşünerek başka bir kuşçu dükkanında kuşu satıp tekrar sanığın dükkanına geldikleri, bir tane daha kuş istedikleri, sanığın kuşu verdiği sırada katılan mağdure …’in elini tutup çektiği, mağdurenin sanığın elini iterek kurtulduğu ve mağdure …’e dışarı çıkmasını söylediği, sanığın mağdure …’in dışarı çıktığı esnada poposunu sıktığı, mağdurelerin tepki göstermesi üzerine sanığın sinkaflı sözlerle mağdurelere hakaret ettiğinin kabul edildiği olayda; sanığın katılan mağdure …’e yönelik ilk dükkana geldiğinde omuzuna elini koymak istemesi ancak mağdurenin izin vermemesi, ikinci geldiklerinde ise bu sefer elini tutup çekmesinin cinsel amaçla yapıldığı ve bu mağdura yönelik cinsel arzularını tatmini amacına yönelik vücut dokunulmazlığının ihlali niteliğinde olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle anlaşılamadığından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı 5237 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kaldırılarak dosya üzerinden sanığın 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2019/1046 Esas, 2019/841 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2023 tarihinde karar verildi.