YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4850
KARAR NO : 2023/5217
KARAR TARİHİ : 14.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2899 E., 2023/134 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2021 tarihli ve 2021/687 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, mağdur …’ye karşı eylemleri nedeniyle, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2021 tarihli ve 2021/52 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, mağdur …’ye karşı eylemleri nedeniyle, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2022 tarihli ve 2022/1046 Esas, 2022/1024 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/10723 Esas, 2022/10179 Karar sayılı kararı ile özetle tüm dosya kapsamına göre mevcut haliyle sanığın cinsel organını mağdurun ağzına sokma şeklinde sübuta eren eylemini cebirle gerçekleştirdiğine dair kesin delil bulunmadığı nazara alınmadan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırılması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/2899 Esas, 2023/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurların Çocuk İzlem Merkezinde mevcut ses kaydı olmadan alınan beyanlarına ilişkin CD kaydının varlığı, suç tarihi olan 2019 yılına ait anlatımları desteklemeyen bilirkişi raporları ile aynı anlatımları desteklemeyen müvekkili lehine olan keşif ve diğer deliller ile mağdurların mahkemede verdiği beyanlarının çelişkili olduğuna, bilgisayarda sekme açarak video izlediklerini iddia eden mağdurların anlatımlarını bertaraf eden ve işyeri devralınmadan önceki tarihe başka işveren ait bilgisayardan 2015 yılına ait foto ile mağdur anlatımları reddeden rapor varlığında çocuk beyanlarının en önemli detayını kabul etmeyip çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin bir kısım beyanı yorumla doğru, bir kısmını ise yalan kabul etmek olduğuna, 2019 yılına ait ne fotoğraf nede izlendiği tespit edilen bir site mevcut olmadığına, maddi gerçeğe ulaşmak için leh ve aleyhte hiçbir delilin tartışmadığına, adli görüşmecinin mahkeme beyanının soruşturma safahasında kamunun mutlak kusursuzluğuna neden olacak ifadeler içermekte olup denetlenebilecek en önemli delililin resmen yok sayıldığına, mağdurlar hakkında adli görüşme raporununda eksik olduğu gözetilerek Adli Tıp İhtisas Dairesince beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği yönünden rapor alınması gerektiğine, eksik araştırma ve hukuken kabul edilemeyecek delillerle karar verildiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, keşif tutanaklarının sanık lehine yorumlanması gerektiğine, tanık olarak dinlenen Hayru Nisa’nın sanık aleyhine başka bir dosyada mağdur/müşteki sıfatında olduğuna ve tanık olarak dinlenemeyeceğine, teknik bilirkişi raporuyla verinin suç tarihi ve sanığın işyerini devir aldığı tarih olan 2015 yılını gösterdiğine, sanığın 2015-2016 tarihinde başkasına ait olduğu ispat bulan bilgisayardan çıkan birkaç fotoğraftan sorumlu tutulamayacağına, somut lehe delillin yorum yoluyla aleyhe genişletildiğine, dosyada yer alan beyanların aşamalarda çelişkili olduğuna, müvekkiline iftira atıldığına, kovuşturmanın devamıyla adil yargılamanın tesis edilmesine, suç vasfı değişmesi ve delil durumuna göre müvekkilinin adli kontrolle bırakılmasına, kararın bozularak beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay tarihinde on iki yaşından küçük mağdur …’yi market içerisine götürüp kendi cinsel organını mağdurun ağzına sokması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eyleminden, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince mağdur …’nin aşamalardaki beyanlarında sanığın eylemini yalatma olarak anlatması ve sanığın mağdurun ağzına organ soktuğuna dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması gerekçesiyle sanığın eylemi cinsel organı yalatma olarak kabul edilerek sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, mağdurun aşamalardaki beyanlarında tutarlı ve istikrarlı şekilde sanığın cinsel organını ağzına soktuğu beyanı, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince açılan duruşma sonrası tanık olarak dinlenen ….’nin de alınan beyanında mağdur …’nin kendisine sanığın cinsel organını ağzına soktuğunu anlattığını belirtmesi hususları gözetilerek, tanık ….’nin soruşturma aşamasında alınan beyanında mağdur …’nin sanığın cinsel organını kendisine yalattığı şeklinde olayı anlattığını beyan etmiş ise de tanığın yaşı dikkate alındığında yalatma ve organ sokma eylemlerinin hukuki nitelendirmesinin farklı olduğunu anlayabilecek bilişsel düzeyde olmadığı, özellikle sorulmadıkça bu hususu yalatma olarak anlatmasının olağan olduğu, eylemin cebir kullanılarak gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılıp, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında, suç adının çocuğun nitelikli cinsel istismarı yerine çocuğa karşı cinsel taciz olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2022/2899 Esas, 2023/134 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.