Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/528 E. 2023/2458 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/528
KARAR NO : 2023/2458
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/177 E., 2021/1592 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2018/157 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararıyla sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.

3.Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/1592 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektiren bir neden olmadığına, sanığın mağdureyi daha önceden rahatsız ettiğine ve bu hususta başka bir dava dosyasının olduğuna, mağdurenin lehine olan delillerin yeteri kadar araştırılmadığına, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemenin kabulü;
1.2018 yılı ocak ayının tarihi belli olmayan bir günü mağdurenin markete gittiği esnada sanığın karşısına çıktığı, sanığın mağdureyi kolundan çekip (…) mahallesi (…) sokak No: (…) Seyhan/Adana adresindeki eve götürdüğü, bu evde sanığın mağdureye cinsel organını sokmak suretiyle istismarda bulunduğu, yaşananları kimseye anlatmaması için mağdureyi tehdit ettiği, mağdurenin yaşananları olayın üzerinden yaklaşık bir – bir buçuk ay geçmesinden sonra kaldığı çocuk destek merkezindeki psikologa anlattığı, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesince toplanan deliller, sanık savunması, mağdure, katılan … tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; 19.01.2018 tarihli mağdurenin üvey babası olan M.M.’nin kendisini istismar ettiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda alınan muayene raporuna göre; mağdurenin yaklaşık iki yıl önce üvey babası tarafından organ sokmak suretiyle cinsel istismara uğradığını beyan ettiği, yapılan muayenede hymende saat kadranına göre altı-yedi arasında bir adet eski yırtık olduğunun tespit edildiği, Adana 19 uncu Asliye Ceza Mahkemesi 2017/216 esas sayılı dosyasında mağdurenin mağdur sıfatında olduğu, …’nun sanık olduğu, sanık hakkında cinsel taciz ve tehdit suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında beraat kararı verildiği, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2018/67 esas sayılı dosyasında mağdurenin mağdur sıfatında olduğu, M.M.’nin sanık olduğu, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında mağdurenin sanık M.M’ye iftira attığını söyleyerek beyanlarını değiştirdiği, bunun neticesinde sanık M.M’nin hakkında beraat kararı verildiği, sanığın kullanmış olduğu telefona ait baz ve görüşme kayıtları incelendiğinde sanık ile mağdure arasında herhangi bir görüşme kaydına rastlanılmadığı, baz kayıtlarının yetersiz olduğu, sanığın olay yerinde olduğunun tespit edilemediği, 13.02.2019 tarihli olayın gerçekleştiği iddia edilen ev ile ilgili yapılan polis araştırma tutanağına göre; olay yerinin üç katlı boş bina olduğunun görüldüğü, komşulardan ve mahalle muhtarından sorulduğunda binanın dört-beş yıldır boş olduğunun tespit edildiği, tanık F.A.’nın mahkemede alınan beyanında; sanığın eski eşinin abisinin oğlu olduğunu, olayın gerçekleştiği söylenen adresi bilmediğini, olaya dair bir görgüsünün olmadığını beyan ettiği, katılan …’nin mahkemede alınan beyanında; mağdurenin kızı olduğunu, olaya dair bir görgüsünün olmadığını, olayı kızının karakolda ifade vermesi sonucunda öğrendiğini, sanığın kızı olan mağdureyi daha önceden de rahatsız ettiğini bildiğini, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, mağdurenin alınan beyanında; olay günü markete gittiğini, sanık ile karşılaştığını, sanığın kendisini zorla bir eve götürdüğünü, burada rızası dışında istismarda bulunduğunu beyan ettiği, sanığın mahkemede alınan savunmasında; mağdureyi tanımadığını, olay günü mağdureyi eve götürüp cinsel istismarda bulunmadığını, olayın gerçekleştiği söylenen adresin Hüseyin amcasının eşi F.T.’ya ait olduğunu, evin anahtarının kendisinde olmadığını, suçsuz olduğunu beyan ettiği, sanığın aşamalarda yapmış olduğu tüm savunmalarda suçlamayı kesin bir dille reddettiği, mağdurenin beyanlarını doğrulayacak başkaca bir delilin olmadığı, 19.01.2018 tarihli mağdurenin üvey babası olan M.M’nin kendisini istismar ettiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda alınan muayene raporunda eski yırtık tespit edildiği, alınan rapor tarihinin dosyamızdaki suç tarihine çok yakın olduğu, mağdurenin soruşturma aşamasında sanığın cinsel istismar eylemi sonucunda kendisinden kan geldiğini belirttiği, rapora göre bu durumun doğru olmadığının tespit edildiği, mağdure ile sanık arasında Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada sanık hakkında beraat kararı verildiği, mağdurenin daha önce de üvey babasına kendisine cinsel istismarda bulunduğunu söyleyerek suç isnadında bulunduğu, sonradan üvey babasına iftira attığını söylediği, diğer dosyalarda mağdurenin beyanlarında çelişkiye düştüğü, bu sebeple mağdurenin sanık hakkındaki suçlamalarına başkaca delil olmadan itibar edilemeyeceği, sadece mağdur beyanına dayanarak mahkumiyet hükmü kurmanın adalet duygusunu zedeleyeceği, mağdurenin sanığa iftira atabileceği, mağdurenin beyanlarını doğrulayacak başka delil bulunmadığı, olayı gören kimsenin olmadığı, mağdurenin de yaşanan olayı sıcağı sıcağına kimseye anlatmadığı, mağdurenin olayın yaşandığı tarihle olayı anlattığı tarih arasında geçen zamanda olayı kafasında kurabilme ihtimalinin olduğu, sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlediğini gösterir, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak bir delil edilemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın şüpheden yararlanması gerektiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve temyiz incelemesi dışı olan cebir, tehdit, hile kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/1592 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 14.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.