Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/5403 E. 2023/5262 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5403
KARAR NO : 2023/5262
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/155 E., 2023/129 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 Tarihli ve 2022/381 Esas, 2022/486 Karar Sayılı Kararı İle
1. Sanığın katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 31 ay 15 gün,
2. Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün,
hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.01.2023 Tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/129 Karar Sayılı Kararı İle
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan ve katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Davanın niteliği gereği re’sen kovuşturmaya tâbi olması nedeniyle şikayet hakkının geç kullanılmasının dosyaya etkisi olmadığını, suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ve sanığın katılan mağdurenin yaşını bildiklerini, hastane doğumlu olan katılan mağdurenin minyon bir yapıya sahip olduğunu, SSÇ ve tanık …’nın yakın arkadaş oldukları ve katılan mağdurenin SSÇ ile tanık … vasıtasıyla tanıştığı dikkate alındığında hata savunmasının dinlenemeyeceğini, SSÇ’nin soruşturma aşamasında ilk ilişkinin Ocak ayı başlarında gerçekleştiğine dair beyanı nedeniyle on beş yaşından küçük olduğu savunmasının dinlenemeyeceği aksi düşünülse dahi SSÇ’nin yapısı itibariyle büyük göstermesi ve katılan mağdureye on yedi yaşında olduğunu söylemesi nedeniyle katılan mağdureyi yaşı konusunda yanılttığını, katılan mağdurenin yaşı itibariyle rızasının geçersiz olduğunu ve SSÇ’nin eylemlerinin suç olduğunu bilmediği yönündeki savunmasının kanunu bilmemek mazaret sayılamaz ilkesi gereği dinlenemeyeceğini, SSÇ’nin barakanın kapısını kilitlediğine dair beyanı ile sanığın ısrarla katılan mağdureyi barakaya çağırdığı mesajlar dikkate alındığında SSÇ ve sanığın katılan mağdureyi barakada zorla tutmadıklarına yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, katılan mağdurenin zarar görme tehlikesi nedeniyle SSÇ’nin tutuklanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek SSÇ ve sanığın en üst hadden cezalandırılmasına ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığını, görgü tanığı bulunmadığını, katılan mağdurenin SSÇ ile cinsel ilişki sırasındayken sanığın göğüslerini ellediğine dair beyanının olağan akışa aykırı olduğunu, sanığın kız arkadaşının tanık olarak dinlenmemesinin usuli eksiklik olduğunu belirterek kararın bozulmasına ilişkindir

C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Her ne kadar kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kesin olarak karar verilmiş ise de katılan mağdurenin SSÇ ile sevgili olması ve barakaya rızasıyla gittiğine dair beyanları dikkate alındığında zorla alıkonulmadığını, ilk ilişkinin Aralık ayı ortalarında gerçekleşmesi nedeniyle SSÇ’ nin on beş yaşından küçük olduğunu ve eyleminin hukuki anlam ve sonucunu algılayamayacağını, ayrıca SSÇ’nin eyleminin suç olduğunu bilmediğini ve katılan mağdurenin yaşını on beş olarak bildiğini, katılan mağdurenin çelişkili beyanlarda bulunduğunu ve kendisini beden ve ruh bakımından savunamaycağına dair tek hekim raporunun yeterli olmadığını, şikayetin 6 ay sonra gerçekleşmesi nedeniyle katılan mağdurenin psikolojik sorularının SSÇ’nin eylemlerinden kaynaklanamayacağını, katılan mağdurenin SSÇ’den şikayetçi olmadığını belirterek kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihlerinde on beş yaşından küçük katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun sevgili oldukları, sanıkla katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuk vasıtasıyla tanıştıkları, katılan mağdure, suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının sık sık sanığın yaşamakta olduğu barakaya gittikleri, bu barakada sanığın değişik zamanlarda birden fazla kez katılan mağdurenin kalçasını, göğüslerini, cinsel bölgelerini öptüğü ve bu bölgelere dokunduğu, cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına sokmaya çalıştığı, parmaklarını katılan mağdurenin cinsel organının içerisine soktuğu, suça sürüklenen çocuğun ise cinsel organını birden fazla kez katılan mağdurenin cinsel organına soktuğu iddiasıyla cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, suça sürüklenen çocuğun suçlamayı ikrar ettiği ancak katılan mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğü yönünde savunmada bulunduğu, sanığın ise atılı suçlamaları reddettiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde katılan mağdurenin samimi beyanları, SSÇ’nin ikrarı, tanık …’ın katılan mağdureyi destekler nitelikteki soruşturma beyanı, sanık ile katılan mağdure arasındaki mesajlaşmalar ve sanığın mesajları kendisinin attığına dair kabulü, tanık …’nın beyanları dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk ve sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, yine eylemlerini olay tarihinde on beş yaşından küçük katılan mağdureye yönelik olarak sanığın yaşadığı barakada gerçekleştirmeleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

SSÇ’nin soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında katılan mağdurenin on beş yaşına girmediğini kendisine söylediğini ikrar ettiği, yine katılan mağdure ile SSÇ’nin arkadaşları aracılığıyla tanıştıkları ve birden fazla kez buluştukları dikkate alınarak SSÇ’nin hata savunmasına itibar edilmediği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Sanık Müdafii ile Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin esas ve usule, katılan ve katılan mağdure vekilinin teşdit uygulanmasına yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, suça sürüklenen çocuğun hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, katılan ve katılan mağdure vekilinin teşdit uygulanmasına yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan ve katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafileri ile Katılan ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 30.01.2023 tarihli ve 2023/155 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri ile katılan ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.