YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5511
KARAR NO : 2023/4744
KARAR TARİHİ : 04.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/149 E., 2023/114 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanığın temyiz istemi yönünden; dosya içeriğinde katılan mağdurenin beyanları dışından başkaca bir delil bulunmaması karşısında sanığın kendisine iftira atıldığını bildirir dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği belirlenmiştir.
Temyiz dilekçelerinin içeriği ayrı ayrı incelendiğinde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettikleri anlaşıldığından temyiz incelemesinin anılan hükümle sınırlı yapılmasına karar verilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/253 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesiyle üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan karara karşı katılan mağdure vekili, sanık ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/149 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri
Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayininin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin kendisine iftira attığına ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Matbu ibarelerle istinaf başvurusunun reddinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan mağdurenin çelişkili ibareleri dışında somut bir delil bulunmadığına, taraflar arasında iftira atmayı gerektirecek husumet halinin bulunmasının dikkate alınmadığına, mevcut delil durumu itibariyle mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kayden on üç yaşında bulunan katılan mağdurenin sanığın torunu olduğu, 2022 yılı içinde farklı zamanlarda iki kez olmak üzere sanığın, katılan mağdure ile ikametinde yalnız olduğu vakitlerde yatağında uzanırken katılan mağdureyi yanına çağırarak yanına uzanmasını isteyip devamında alt kıyafetlerini aşağı, üst kıyafetlerini de yukarı doğru sıyırarak eliyle katılan mağdurenin göğüs, ön ve arka bölgelerine dokunup sonrasında da kendi kıyafetlerini çıkarıp cinsel organını katılan mağdurenin anüs bölgesine değdirerek sokmaya çalışmasına karşın katılan mağdurenin de direnmesi neticesinde eylemini tamamlamaktan vazgeçerek sonlandırdığı, ilerleyen süreçte katılan mağdurenin durumu eğitim gördüğü kurumun rehberlik servisinde çalışan görevlilere bildirmesi ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiğinin kabulüne dair mahkeme gerekçesinde katılan mağdurenin istikrarlı ve tutarlı anlatımları, suç isnadında bulunmayı gerektirir husumet yokluğu, katılan mağdurenin kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ilk eylem sırasında katılanın aradığından bahsettiği esnada sanığın ayağa kalkarak ”O ara beni iş yerimden firmadan aradılar” şeklinde beyanda bulunup ne demek istediği sorulduğunda ise beyanını izahtan imtina etmesi, eylemin intikal ediliş şekli ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın eyleminin vücuda organ sokmak veyahut teşebbüs etmek suretiyle işlendiğine dair delile rastlanılmaması sanık lehine değerlendirilerek çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesince sübuta erdiği kabul edilen eylemle ilgili katılan mağdurenin, sanığın torunu olması sebebiyle belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca artırım yapılmasına karşın dosya muhteviyatında adı geçenlere ait onaylı nüfus kayıtlarının bulunmadığı görülmekle, adı geçenlerin arasındaki kan bağının tespiti maksadıyla gerek Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla gerekse ilgili Nüfus Müdürlüklerinden ayrıntılı nüfus kayıtları onaylı suretlerinin temin edilmesi, tereddüt hasıl olması halinde ise maddi gerçeğe ulaşmak maksadıyla gerekli araştırmanın yapılarak neticesine göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanığın 03.06.2022 tarihli sorgusundaki ifadesinde; maddi nedenler ve uyuşturucu bağımlılığından ötürü kendisi ile birlikte yaşayan katılanı evinden göndermesi sebebiyle husumet güden katılanın, katılan mağdureyi zorlayarak ifade verdirdiği, nitekim katılan mağdurenin de bu zorlama neticesinde kendisi hakkında asılsız isnatta bulunduğunu eşi Aliya’ya anlattığı şeklindeki beyanı ile katılanın 16.08.2022 tarihli celsedeki ifadesinde; sanığın öncesinde de kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu ve bu durumun çevresindeki herkesçe bilindiği şeklindeki beyanı karşısında taraflar arasındaki husumet de dahil olmak üzere mevcut iddiaları gidermek maksadıyla ifadelerde ismi geçen kişiler ile olaya dair bilgi ve görgüsü olabilecek kişilerin tespiti ile tanık sıfatıyla beyanı alınıp mevcut duruma göre anılan iddiaların hükmün gerekçe kısmında delillerle ilişkilendirilerek tartışılması gerekirken eksik araştırma ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Katılan mağdurenin yapılan yargılama sırasında 16.08.2022 tarihli celsede alınan beyanı, kamera ile kayda alınmış ise de, söz konusu CD dosya arasında bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 219 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanması gerektiği yönündeki düzenlemeye göre işlem yapılmaması,
4. Katılan mağdurenin anlatımları gereği suç tarihinin 2022 yılının Ocak ve Mart ayları arasındaki döneme denk gelmesine karşın karar başlığından suç tarihi olarak “2022” yılının gösterilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.01.2023 tarihli ve 2023/149 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.09.2023 tarihinde karar verildi.