Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/5847 E. 2023/5904 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5847
KARAR NO : 2023/5904
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/190 E., 2023/139 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/499 Esas ve 2022/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2023/190 Esas, 2023/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.04.2023 tarihli ve 9-2023/40226 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure ve tanık beyanları dışında dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut herhangi bir delilin dosyada bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanığın Temyiz İstemi
Gözaltına alındığında polislerin kendisini ters kelepçe yaparak yere çökerttiklerini ve suçu kabul ettirmeye çalıştırdıklarını, görmüş olduğu psikolojik ve fiziksel baskılar yüzünden kendisini ifade edemediğine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Tanık …’nin soruşturma aşamasında mağdurenin bacaklarında kurumuş kan izleri gördüğünü beyan ettiği, bu beyanın nazara alınmadığı, mağdurenin yaşının küçük olduğu, eylemin … duyulacak bir kişi tarafından gerçekleştirildiği hususlarının da dikkate alınması gerekip, talepleri doğrultusunda sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

D. Kayyım …’un Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanları dikkate alınarak sanığın nitelikli cinsel saldırı, istismar ve taciz eylemlerinden de ayrıca cezalandırılması amacıyla hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılması gerektiğine ilişkindir.

E. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdure ve tanık …’in beyanlarının dikkate alınması gerektiği, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’nin geçici adli raporundaki tespitlerin değerlendirilmesi gerektiği, hukuka ve hakkaniyete aykırı kararın kaldırılarak itirazları doğrultusunda sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyizin kapsamına göre;
Mahkemece; “Sanık aşamalarda mağdura yönelik cinsel istismarda bulunmadığını savunmuş ise de; Olay günü sanığı, eşi …, … ve diğer özoğlu … … ile birlikte 21:00 civarı kınadan abisi …’ın ikametine geldikleri, sanık ile müştekinin alkol aldıkları, sanığın ise sızıp kalacak kadar fazla alkol aldığı, 02:30 da yatmaya gidiyorum diyerek mağdur …’ın uyumakta olduğu odaya geçtiği, tanık İrfan ile müşteki …’nin emniyet ifadesine göre 2-3 dk’lık süre içinde mağduru uyandırarak mağdurun poposunu ellediği, cinsel organını mağdurun cinsel organına sokmaya çalıştığı ayrıca cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu, eylemin yaklaşık 2-3 dakika sürdüğü, akabinde mağdurun odadan çıkması üzerine eylemine son verdiği, geçen süre, sanığın eyleminin çeşitliliği, mağdurunda beyanında geçtiği üzere; sanık ile mağdur arasındaki diyalog nazara alındığında, eylemin ani, kesik bir eylem olmayıp devamlılık arz eden bir eylem olduğu, adli değerlendirme raporunda mağdurun beyanının güvenilir olduğunun belirtildiği, tanık … soruşturma beyanını teyit ederek, müştekinin …’un …’ı taciz ettiğini beyan ettiğini söylediği, yine tanık …’nin mağdurun kendisine, …’un annesine yaptığını kendisine de yapmaya çalıştığını söylediği, sanığın 30/08/2021 tarihli savcIlık beyanında, köyde ailecek bir odada ikamet ettiklerinden dolayı annesi ile ilişkiye girdiği esnasında mağdurun da görmüş olabileceğini beyan ettiği, nitekim mağdurun da beyanında sanığın annesine yaptığını kendisine de yapmaya çalıştığını söylediği, müştekinin duruşma beyanında da, …’ın, yanına gelerek anne babam sana yaptığını aynısını yapmaya kalktı dediğini, sonra … ile tartıştığı şeklinde beyanda bulunduğu, mağdurun ÇİM’de vermiş olduğu beyanına itibar edildiği, mağdurun olay tarihinde 12 yaşından küçük olduğu ve beyanlarının tanık beyanları ile uyumlu olduğu, sanığın savunmasının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın 12 yaşından küçük çocuğa karşı sarkıntılık boyutunu aşan cinsel istismar suçunu işlediği sabit görüldüğünden TCK nın 103/1-3. cümle maddesi gereğince takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Müşteki …’nin soruşturma aşamasında dosyaya sunduğu 07/09/2021 tarihli dilekçesinde, …’un kızına tacizde bulunmadığını … kendisini dövdüğü için ona iftira attığını yazmış ise de, duruşma beyanının, tanık … ve mağdurun beyanı ile uyumlu olduğu dikkate alındığında müştekinin söz konusu dilekçesine itibar edilmemiştir. Tanık … soruşturma beyanında mağdurun bacaklarında kurumuş kan izleri gördüğünü beyan ettiği ve düzenlenen iddianamede de sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan TCK 103/2 maddesi gereğince cezalandırılması istenmiş ise de, kadın doğum uzmanın, hymen intak, hymende laserasyon ve hasar gözlenmediği, adli tıp şube müdürlüğü raporundaki, hymenin normal cesamette, ereksiyon halindeki bir penis ya da sair bir cismin vajinal yolla duhulüne yırtılmaksızın izin verecek nitelikte olmadığı(duhule müsait yapıda olmadığı), akut veya kronik fiili livatanın somut tıbbi delillerine rastlanmadığı yönündeki raporları nazara alınarak sanığın TCK 103/2.maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin kabul bölümünde mağdurenin ağzına organ soktuğu kabul edilmesine rağmen kısa karar ile gerekçeli hükümde 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbik edilmesi suretiyle kabul ile hüküm arasında çelişkiye yol açılması nedeniyle söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili, kayyım ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.01.2023 tarihli ve 2023/190 Esas, 2023/139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.