YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6050
KARAR NO : 2023/5759
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/258 E., 2023/262 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanığın kamu davası açılan şantaj suçuna ilişkin eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunun tehdit unsuru kapsamında kaldığı anlaşıldığından, bu suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/1444 Esas, 2022/1413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüyle şantaj suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın hatalı olması, kabule ve uygulamaya göre ise şartları oluştuğu halde ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozma kararı verilmiştir.
3.Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/235 Karar sayılı kararı ile istinaf bozma ilamına uyularak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/258 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına ve dellilerin tamamının toplanmadığına, katılan mağdurenin sanığın evine rızasıyla gittiğine dair beyanda bulunduğuna, duruşmalı yapılacak inceleme sonucunda sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde on sekiz yaşından küçük katılan mağdure ile sanığın aynı mahallede komşu olmaları nedeniyle tanışıklıkları bulunduğu, sanığın katılan mağdurenin başka bir erkekle olan özel ilişkilerine, ailesini dağıtacak bilgilere vakıf olduğunu ve bunları babasına anlatacağını söyleyerek katılan mağdureyi evine davet ettiği, katılan mağdurenin de bu nedenle istemediği halde sanığın evine gittiği, evde bulundukları sırada sanığın katılan mağdurenin annesi hakkında çirkin ithamlarda bulunması nedeniyle katılan mağdurenin evden gitmek istediği, sanığın katılan mağdureye “Eğer bunları babana söylememi istemiyorsan, bu olayların kapanmasını istiyorsan benimle 15 dakika öpüşeceksin” dediği, katılan mağdurenin zorla kollarından tutarak çekyata ittiği ve dudaklarından ve boynundan öptüğü, pantolonunu açmaya çalıştığı, kollarından sıkıca tuttuğu ve üstündeki kıyafetini sıyırarak göğüslerine ve kalçasına dokunduğu, göğüslerini öptüğü iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, sanığın olaydan yaklaşık bir buçuk ay sonra yolda yürümekte iken takip ettiği katılan mağdurenin kolluk kuvvetlerine haber vermesi ile intikalin gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda katılan mağdurenin istismara ilişkin istikrarlı beyanları, sanığın katılan mağdureye zorla dokunduğunu kabul ettiği mesaj kayıtları ve tanık Pınar’ın sanığın katılan mağdureyi sürekli rahatsız ettiğine ilişkin ifadesi dikkate alınarak sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan Pülümür Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/10 Esas ve 2013/6 Karar sayılı dosyası ile verilen mahkumiyet kararının Gemlik Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/72 Esas ve 2008/539 Karar sayılı kasten yaralama eyleminden verilen 6 aylık mahkumiyet kararı nedeniyle de mükerrir olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında hükmolunan cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadesi ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamış, tekerrüre esas alınan hükmün kesinleşme tarihinden itibaren beş yıllık süre içerisinde iş bu incelemeye konu suçun işlendiği anlaşıldığından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/258 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.