Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/607 E. 2023/2563 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/607
KARAR NO : 2023/2563
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2019/317 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/1557 Esas, 2020/1826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/1557 Esas, 2020/1826 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19597 Esas, 2022/3790 Karar sayılı kararı ile “Olay akabinde alınan ve anal bölgede lazerasyon, ekimoz akut veya kronik fiili livata bulgusunun tespit edilmediğini bildirir rapor içeriği, tanık Onur’un olayın gelişimine uygun düşmeyen beyanları, suç tarihinde on iki – on üç yaşı içerisinde bulunan mağdurun soyut beyanları dışında sanık aleyhine mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmayışı, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzelterek esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/743 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sübuta yöneliktir .

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Kararın muğlak olması birleşen dava dosyası yönünden de karar verilmesi gerektiğine ilişkindir .

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Her ne kadar İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/02/2020 Tarih ve 2020/8691 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … *********’ın katılan … *****’e karşı ‘Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı’ suçunu işlediği iddiası ile eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 103/2, 103/4, 43/1 53 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle hakkında kamu davası açılmış ise de; usul ve yasaya uygun olan ve bu nedenle uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 21.04.2022 Tarih ve 2021/19597 Esas – 2022/3790 Karar sayılı ilamında, belirtildiği üzere, yapılan yargılama sırasında, sanığın tutarlı savunmasında üzerine atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği, katılanın bağımsız kamu tanıklarının anlatımı ile desteklenmeyen soyut iddası dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, şüpheden sanık yararlanır (in dubio pro reo) ilkesi gereğince bu durumun sanığın lehine değerlendirilmesi gerektiği görülmekle, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 Sayılı TCK’nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında birleşen dava dosyası yönünden bozma ilamına uyularak kurulan beraat hükmünde bir hukuka aykırılık saptanmamıştır .

Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2019 tarih 2019/40637 Soruşturma, 2019/29993 Esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süreci içerisinde hüküm tesisi mümkün görülmüştür .

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/743 Esas, 2022/546 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.