Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/624 E. 2023/1909 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/624
KARAR NO : 2023/1909
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen 13.10.2021 tarihli ve 2021/3864 Esas sayılı iddianame ile; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli ve 2021/386 Esas, 2022/192 Karar sayılı kararı ile; sanığın çocuğun cinsel istismar suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Anılan karara karşı katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ve sanık müdafiinin istinaf yoluna başvurması ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2022/1995 Esas, 2022/2232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemleri
Sanığın cinsel istismar eyleminin ilişki boyutuna varmasından ötürü nitelikli hal almasına karşın basit cinsel istismar olarak kabulü ile sanık lehine alt sınırdan ceza tayini ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri
Suçun mağdur üzerindeki kalıcı etkisi ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak üst hadden cezalandırılması ve inkara dayalı savunmada bulunan sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Katılan mağdurun çelişkili anlatımlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde on iki yaşında bulunan katılan mağdurun, daha önceden tanıdığı sanığın ikametine internet üzerinden oyun oynamak maksadı ile gittiği ve anılan mahalde bulunduğu sırada sanığın telefonu vasıtasıyla cinsel içerikli görüntüler açarak katılan mağdura izletmesi üzerine katılan mağdurun “Günah” şeklinde söylemde bulunarak izlemek istemediği, sanığın bu kez alt giysilerini çıkararak anal yoldan cinsel ilişki yaşamak istediğini söylemesi ile katılan mağdurun istememesine karşın sanığın ısrarları neticesinde karşı koyamadığı ve sanığın cinsel organını katılan mağdurun anal bölgesinden kısmen içeri sokması ile katılan mağdurun canının acıdığını söylemesi üzerine sanığın eylemine son verdiği ancak bu kez sanığın kendi cinsel organına dokunup katılan mağdurdan da dokunmasını istediği, anılan olaydan bir süre sonra katılan mağdurun tekrar sanığın ikametine gitmesi ile sanığın bu kez cinsel organını katılan mağdurun ağzına sokmaya çalıştığı ancak katılan mağdurun tiksinmesi üzerine sanığın eylemine son verdiği, devam eden süreçte sanığın başka bir şahsa cinsel istismar eyleminde bulunduğu iddiasından ötürü tutuklanması üzerine katılan mağdurun durumu ailesine bildirmesi ile olayın kolluk kuvvetlerine intikal ettirildiği kabul olunan olayla ilgili Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanığın anal yoldan cinsel ilişki yaşamak için elverişli hareketlerle icrasına başlamasına karşın katılan mağdurun canının acıdığını söylemesi üzerine ihtiyariyle vazgeçerek eylemini sonlandırması karşısında sübuta erdiği kabul olunan eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabulü ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Teşdit Hükümlerinin Uygulanması ve Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında teşdit hükümlerinin uygulanması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

B. Suçun Sübutu ve Sair Hususlara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarihli ve 2022/1995 Esas, 2022/2232 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.