Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/6933 E. 2023/8527 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6933
KARAR NO : 2023/8527
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/489 E., 2015/528 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2014/489 Esas, 2015/528 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı, yargılama aşamasında alınan adli rapor içeriği dikkate alındığında ceza sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince Ceza Verilmesine Yer Olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.

2. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat Masasının 21.12.2020 tarihli ve 2019/5-5892 Taşra İlam Dosyası ile sanık hakkında Adana İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 10.12.2020 tarihli raporunda; “mevcut klinik durumu şu anda toplum için tehlikeliliği önemli ölçüde azaldığından bu durumuyla 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hastaneden çıkarılabileceği ancak 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca toplum güvenliği ve kişinin sağlığı bakımından 2 yıl ve 6 ay aralıklarla Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniği ya da üniversite hastanesi psikiyatri kliğinde tıbbi kontrol ve takibin uygun olduğu mevcut rahatsızlığının tedavi uyumu bozulduğunda alevlenme ihtimali yüksek olduğundan düzenli takip ve tedavisinin gerektiği tıbbi kanaatinde bulunulduğu görülmekle Sağlık Kurulu raporu doğrultusunda, yine aynı mahkemenin 24.12.2020 tarihli ek kararı ile koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbiri uygulanan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca serbest bırakılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın 2 yıl süre ile ve 6’şar ay aralıklarla oturduğu yere en yakın Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniği ya da Üniversite Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde ya da bölgesindeki Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde Tıbbi Kontrol ve Takibinin Yaptırılmasına dair ek karar verilmiştir.

3. Ek kararın infaz edilmesi için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Asliye Ceza İlamat Masası’nın 11.11.2022 tarihli ve 2016/2-7492 ilamat sayılı yazısı ile, 5271 sayılı Kanun’un 150 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklinde hüküm bulunduğu, Mahkemece yargılama aşamasında sanık hakkında zorunlu müdafii olmaksızın karar verildiğinden, ilamın bu aşamada infaz kabiliyeti bulunmadığından Mahkemeden infazın durdurulması kararı alınmasının talep edildiği, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesince 14.11.2022 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilmiştir.

4. Sanığa 04.03.2023 tarihinde Barodan avukat atandığı, gerekçeli kararın 14.03.2023 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin de süresinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Akıl hastası olması nedeniyle kendisini savunamayacak derecede malul olan sanığın müdafii bulundurulmadan sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması kanuna aykırı görülmüştür.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2014/489 Esas, 2015/528 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.