Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7042 E. 2023/5248 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7042
KARAR NO : 2023/5248
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1864 E., 2022/1557 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 Tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/311 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
a. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e),(f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 Tarihli ve 2022/1864 Esas, 2022/1557 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
a. İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b. İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan mahkûmiyete ilişkin 2 nolu bendin çıkartılarak yerine sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalandırılmasına, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Şartları oluşmadığı halde duruşma açılmadan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün beraat şeklinde düzeltilmesinin kanuna aykırı olduğuna, kararın bozulması istemine ilişkindir.
D. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararının gerekçesiz olduğuna, iftira atıldığına, kararın bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aynı evde yaşadığı öz kızı mağdurenin ön ve arka cinsel bölgelerine cinsel organını sürtmek, mağdurenin göğüslerine, vajinasına ve kalçasına dokunmak, cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak suretiyle farklı zamanlarda birden fazla kez zincirleme olarak nitelikli cinsel istismarda bulunduğu ve cinsel istismar eylemi sırasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi süresiyle sınırlı olması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Katılan mağdurenin beyanları, tanıkların anlatımları ile tüm dosya kapsamı karşısında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesinin kabulünü değiştirmeyen Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın sanığın kanunî unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın belirlenmesinde ve zincirleme suç hükümleri gereği yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, beraat kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/1864 Esas, 2022/1557 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.