Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7159 E. 2023/6404 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7159
KARAR NO : 2023/6404
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/496 E., 2023/74 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/496 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/9604 Esas, 2022/9093 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2022 tarihli ve 2019/408 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/638 Esas, 2022/873 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/9604 Esas, 2022/9093 Karar sayılı bozma kararıyla; ”Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi…” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2022/496 Esas, 2023/74 Karar sayılı kararı neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.05.2023 tarihli ve 2023/43251 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure beyanlarının gerek kendi içinde gerekse katılan ve tanık anlatımlarıyla çeliştiği, mağdurenin kovuşturmada aşamasında ifadelerini genişlettiği, gerçekleştiği iddia edilen eylemin üzerinden üç yıl geçmesinden sonra şikayette bulunulduğu, olayda görgü tanığının bulunmadığı, boşanma kararı alındıktan sonra olayın adliyeye intikal ettirildiği ve bu nedenle arada husumet bulunduğu, mağdurenin ablasına dahi olayı üç sene sonra anlattığı ve bu süre zarfında aynı evde birarada yaşamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, eylemin ne şekilde gerçekleştiği hususunda beyanlar arasında tutarsızlıklar bulunduğu, mağdure ve katılanın beyanlarında eylemin nitelikli istismar olduğu yönünde anlatımlarının olmadığı, dosyada soyut ve çelişkili beyanlar dışında delil bulunmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve takdiri indirim hükümleri uygulamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesince, ”2015 yılı içinde sanık …’un üvey kızı olan mağdur … ile oturma odasında yalnız bulundukları sırada “gel seni gıdıklıyayım” diyerek yanına çağırarak mağdurun eşofmanı altından elini soktuğu, cinsel bölgesine ve poposuna dokunduğu ve parmağını mağdurun cinsel organına soktuğu anlaşılan olayda, sanığın üzerine atılı çocukların cinsel istismarı fiilini, suç tarihi itibari ile 12 yaşını tamamlamamış olan üvey kızı mağdura karşı, mağdurun cinsel organına ve poposuna dokunmak ve parmağını mağdurun cinsel organına sokmak suretiyle işlediğine, sanığın bu eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 103/2. maddesindeki “çocukların cinsel istismarı” suçunun sanık yönünden sübut bulduğu” şeklindeki kabul ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı; Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen soyut beyanları, tanık anlatımı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası kurulan hükümde yeni gerekçeler gösterilmemesi nedeniyle anılan hükmün direnme niteliği taşıması karşısında, direnme kararının incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2022/9604 Esas, 2022/9093 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.