Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/727 E. 2023/1983 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/727
KARAR NO : 2023/1983
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 gün ve 2018/27 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fırkasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/1225 Esas, 2020/1247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/1225 Esas, 2020/1247 Karar sayılı kararının sanık müdafileri, katılanlar … ve Muhammer vekilleri ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2020/1039 Esas, 2020/2860 Karar sayılı kararı ile “Mağdure …’ın soruşturma evresinde çocuk izlem merkezinde 10.01.2018 tarihinde alınan görüntülü ifadesine ait CD’nin bir örneğinin temin edilip yazılı dökümünün yaptırılarak dosyaya eklenmesi ve sanığın eşi … ile aralarında görülen İstanbul 12. Aile Mahkemesinin 2018/83 Esas sayılı boşanma davası dosyasının, sanık hakkında görülen ikinci cinsel istismar olayına ilişkin İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/302 Esas sayılı dosyasının ve var olduğu iddia edilen taraflar arasında gayrimenkule ilişkin tasarrufun iptali için açılan hukuk davası dosyalarının tasdikli birer suretinin celp edilerek incelenmesinden sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2020 gün ve 2020/271 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2020 gün ve 2020/271 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararının sanık müdafileri, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.02.2022 tarihli ve 2021/19796 Esas, 2022/1042 Karar sayılı kararı ile “5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki ‘suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur’ şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınarak, gerek müsnet suçtan temel ceza belirlenirken gerekse zincirleme suç hükümleri uyarınca cezada artırım yapılırken alt sınırdan makul oranda uzaklaşılmasının zorunlu olduğu nazara alınmaksızın yazılı şekilde temel cezanın üst sınırdan belirlenip, zincirleme suça ilişkin oransal artırımın da azami hadden yapılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 gün ve 2022/127 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sübuta, eksik incelemeye (Mağdurenin ruh sağlığı ile ilgili rapor alınmaması, savunma makamınca bildirilen şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmemesi, sanığın cep telefonu üzerinde inceleme yapılmaması), ceza tayin edilirken usul ve kanuna aykırı olarak zincirleme suç hükümlerinin fazla oranda uygulanması ve takdiri indirim maddesinin uygulama dışı bırakılmasına ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda mahkemece dava konusu olayın; “Sanık …’ın eşinin yeğeni ve olay tarihi itibariyle on iki yaşından küçük olan mağdure …’ı 2017 yılının ilk aylarından başlamak üzere şikayet tarihi olan 02.01.2018 tarihine kadar değişik yer ve zamanlarda mağdureye karşı kendi cinsel organını göstererek, zorla tuturarak, çıplak olduğu bir zamanda mağdurenin kıyafetleri üzerindeyken cinsel organını mağdurenin arka özel bölgesine dokundurarak, mağdurenin göğsüne, cinsel bölgelerine, bacaklarına ve kollarına dokunarak, boynundan ve dudağından öperek, parmaklarını mağdurenin dudaklarında gezdirerek ağzının içine sokarak, mağdureyi öperek, mağdurenin dudaklarını ısırarak, mağdureyi yere yatırarak, üzerine çıkarak, cinsel organını mağdurenin vücuduna sürterek mağdureye karşı birden fazla cinsel istismarda bulunduğu,” şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş;
Mahkemenin bu kabul ve kurulan hükme dair;
“Sanığın savunmalarında eşi …’nin ile aralarında devam eden boşanma davası ve gayrimenkule ilişkin tasarrufun iptali davasından dolayı eşinin ve eşinin akrabası olan katılan mağdurenin kendisine iftira attığını beyan etmiş ise de; sanıka eşi arasındaki boşanma talebine ilişkin İstanbul 12. Aile Mahkemesi’nin 2018/83 Esas sayılı dava dosyasının iş bu yargılamaya konu olayın öğrenilmesinden sonra açılmış olması, anılan boşanma davasının kapsamı incelendiğinde, sanığın eşi …’nin boşanma davası açma sebeplerinden birinin de yargılamaya konu olayın öğrenilmesi olduğunun görülmesi, sanığın İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/302 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada sanığa iftira atıldığından bahisle değil delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş olması, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada sanık ile mağdurenin babası katılan … arasında açılmış herhangi bir hukuk davasına da rastlanılmamış olması, sanığın aradaki husumet nedeniyle üzerine iftira atıldığına dair savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun anlaşılması, sanık müdafilerince bozma öncesi sunulan dosyada ise sanığın kendi öz çocuğu evde iken, kendi öz kızının yanında dahi cinsel organını çıkartarak fotoğraf çektiği görüntülerin olması, tanıklardan sanığın eşi olan …’nin ve mağdurenin kardeşi olan …’un anlatımlarının mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarını desteklemesi ve bu beyanlarında samimi olduğunun görülmesi kül halinde değerlendirildiğinde; sanığın, eşinin yeğeni olan on iki yaşından küçük mağdureye karşı atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği sabit görülerek 5237 sayılı Kanunun 103/1-3. cümle, 103/3.c, 43/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçesinin de usul ve kanuna, dosya kapsamına uygun olduğu yapılan temyiz incelemesi sonucunda kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 gün ve 2022/127 Esas, 2022/314 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.