Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7433 E. 2023/5951 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7433
KARAR NO : 2023/5951
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3270 E., 2018/1888 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret kısmî onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2018/245 Esas, 2018/375 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/3270 Esas, 2018/1888 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2021 tarihli ve 14-2019/48 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

4. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarih, 2022/8847 Esas 2022/11810 Karar sayılı kararı ile yokluğunda verilen kararın Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanığa tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gerekçeli hükmün temyiz hakkına sahip sanığa usulünce tebliğiyle tebligat parçasının eklenip, kararın temyizi halinde bu hususta ek tebliğname düzenlenmesinden sonra iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

5. Tevdii kararı üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.05.2023 tarihli ve 9-2023/57156 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz İstemi
Katılan ile para karşılığı rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğine, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan beyanlarında sanıkla iki kez cinsel ilişkiye girdiğini belirttiğinden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçeler dikkate alınarak dosyanın bir kez daha incelenmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “İddia, mağdur anlatımı,sanık ve müdafinin savunması ,İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 04/07/2018 tarih, 99674639722-113/2018 sayılı raporu, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği 28/05/2018 tarih -140432 sayılı raporu,Kanuni … … Eğitim ve Araştırma Hastahanesi epikriz formu Dizi 1-2-3 ‘deki mesaj tespit tutanakları, Dizi 6’daki ifadeli teşhis tutanağı, Dizi 20’deki Küçükçekmece 2.Sulh Ceza Hakimliği 2018/370 numaralı sorgu tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Ülkesinde öğretmen olan Zimbab uyruklu mağdur Türkiye’de işsiz olduğu için çalışmak istediğini, bu nedenle www.sahibinden.com adlı internet sitesinde çalışmak isteyen yabancı bakıcı temizlikçiler arayanların ilanlarına baktığı, bu sitede müştekinin sanığa ait bakıcı arandığına ilişkin ilanını gördüğü bu ilandaki 0534 …numaralı telefona Whatsapp uygulamasından 41 yaşında olduğunu iki yıllık oturma izninin olduğunu iş aradığını belirtir mesaj attığı dizi 1’deki mesaj tutanağından tespit olunmuştur. Sanık …’nün de mağdura aylık maaşının 3500TL olduğunu belirtir mesaj attığı dizi 2 deki mesaj tutanağından anlaşılmıştır.

Akabinde Mağdurun;İlandaki telefon numarasından sanık ile irtibat kurduğu, daha sonra buluştukları, sanığın katılanı annesinin yanına götüreceğini söyleyerek aracına bindirdiği, bir süre dolaştırdıktan sonra tenha bir yere götürüp annem kuaförde onu bekleyeceğiz diyerek aracı park ettiği aracın içerisinde mağdur telefonu ile oyalanırken sanığın telefonu aracın içine atıp kapıları kilitlediğini, bu nedenle inemediğini, kendisini taciz etmeye başladığını aracın arka kısmına koltuktan geçerek kaçtığını, ardından şahsın arkaya gelip kendisini sırt üstü yatırdığını, önce oral seks yapmasını istediğini kabul etmediğini, zorladığını boğuştuklarını, artından pantolonunu çıkarıp taytını yırtarak zorla kendisi ile ilişki kurduğunu, bunu yaparken ağladığını, bağırdığını,etraf boş olduğu için kimsenin gelmediğini,sanığın yarım saat sonra yeniden tecavüz ettiğini,mağdurun sanığa polise giderim dersem daha kötü şeyler yaşayabileceğini düşünerek sanığa ses çıkarmadığını, sanığın yarım saat arayla iki kez ilişkiye girme eylemi bittikten sonra mağdura işe alındın gibi sözler söylediğini, mağdur sanığa işe yarın gelmek için param yok deyince sanığın mağdura 10 TL para verdiğini,otobüslerin kalktığı duraktan kendisini otobüse bindirdiğini, Kumkapı’da inerek evine gittiğini, eve varınca şahsa polise gideceğini söylemek için aradığında kendisinin engellenmiş olduğunu gördüğünü, www.sahibinden.com adlı sitede sanığın verdiği ilana baktığında kaldırılmış olduğunu gördüğünü ve olaydan sonra şikayette bulunmak amacıyla kolluğa müracaat eden müştekinin sanıktan şikayetçi olduğu, böylece sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama neticesinde sanığın kolluk, savcılık ve mahkememizdeki beyanlarında çelişkili ifadeler kullandığı, anlaşılmıştır şöyle ki; Sanık … Cumhuriyet Savcılığındaki savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin emprime baskı işinde çalıştığını, www.sahibinden.com adlı siteye eleman aranıyor diye ilan verdiğini, bunun nedeninin çalıştığı yere eleman bulup götürdüğünde işçi başına 10.-TL prim vermelerinden kaynaklandığını, belirtmiş; Sanık 20 Nisan 2018 tarihinde cezaevinden gönderdiği dilekçede ‘… ben evimde çocuk bakıcısına ihtiyacım olduğundan internete ilan verdim’; Sanık 20.092018 tarihli cezaeevinden gönderdiği dilekçesinde ve mahkememizde verdiği ifadesinde ise 85 yaşındaki anneme ve çocuğuma da yardımcı olabilecek yardımcıya ihtiyacı olduğunundan internete ilan verdiğini belirtmiştir.

Mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve doktor raporları ile de doğrulanan beyanları, karşısında, sanığın aşamalardaki çelişkili suçtan kurtulmaya inkara yönelik bu beyanlarına itibar edilmemiştir. Sanığın Dizi 2’deki mesajları dikkate alındığında hayatın olağan akışına uygun olmayan şekilde geliri ile orantısız şekilde bakıcı ücreti belirlediği ,Sanıkla aralarında önceye dayalı bir husumet ve hakkında asılsız suç isnadında bulunması için sebep bulunmayan mağdur …’nın, maruz kaldığı bu eylem nedeniyle hakkında İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan alınan 04/07/2018 tarihli raporda: … ‘ülkesinde yaşadığı olaylar, kaçış öyküsü, elverişsiz yaşam koşullarında sığınmacı olarak yaşamasının zorluklarına ilaveten bu zorlukların şiddetinin daha çok artmasına neden olan yaşadığını belirttiği tecavüz olaylarına bağlı ortaya çıkan travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluk bulunduğu, verdiği bilgilerin birbiriyle tutarlı olduğu ve güvenilebileceği, olay sonrasında ruhsal zorlukların ortaya çıktığı ve bu zorlukların yaşadığını söylediği olay ve sonuçlarıyla bağlantılı olduğu, psikaytrik takip ve tedavisinin yapılması, güvenli ve yaşamını sürdürebileceği bir düzenin yaratılmasının gerektiğinin düşünüldüğü, önceki travmatik yaşantısının oluşturduğu ruhsal zorlukların da artmasına yol açan, cinsel şiddet öyküsü ile uyumlu travma sonrası stres bozukluğu ve depresif bozukluk tanılarının yaşamsal tehlikeye neden olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı..’ bildirildiği, sanığın olayın hemen akabinde www.sahibinden.com adlı sitede yer alan eleman aranıyor ilanını kaldırması, ilanda yer alan ve mağdure ile iletişime geçtiği telefonu kullanıma kapatması nedeni ile kendisine ulaşılamamasını amaçladığı bu nedenlede sanığın mağdureyi iş görüşmesi yapacağı bahanesiyle ıssız bir yere araç ile götürdüğü ve kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiği kanaatine varıldığından sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığının anlaşıldığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmiştir. Ancak sanığın katılana yönelik olarak yarım saat ara ile vücuda organ sokmak eyleminin birden fazla olması nedeniyle Mahkemece bu eylemlerin zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile sanığın cezasının artırılması yoluna gidilmiş ise de, 43 üncü maddesinde yazılı “Değişik zamanlarda” ifadesi Yargıtay uygulamalarında da istikrar kazandığı şekliyle kısa zaman aralığını kapsamadığı kanaatine varılarak, hükümde yer alan artırıma ilişkin “Suç zincirleme işlendiğinden, TCKnın 43/1 maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 15 YIL MÜDDET İLE HAPSİNE,” bölümünün hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilmesine, düzeltilen husus dışında istinaf başvurusunda bulunan katılan Bakanlık vekili, sanık ve sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/3270 Esas, 2018/1888 Karar sayılı kararında sanık ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.