Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/7603 E. 2023/7474 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7603
KARAR NO : 2023/7474
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/116 E., 2023/124 K.
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili, sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2020/423 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkraları ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2021 tarihli ve 2020/423 Esas, 2021/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/373 Karar sayılı kararının katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2022/9159 Esas, 2022/9310 Karar sayılı kararı ile “İlk derece mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince eylemlerin cebir ve tehditle işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.05.2023 tarihli ve 9- 2023/47651 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmamasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteğinin, sanığın eylemin cebir kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, sanığın eylemin cebir kullanarak gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, olayın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra intikal ettirildiğine, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü vermeye yeterli delil bulunmadığına, iddia edilen eylemin yurt binasında gerçekleşmesi nedeniyle katılan mağdurun bağırması halinde birçok kişinin duyabileceğine, tanık beyanlarının sanık lehine olduğuna, katılan mağdur hakkında düzenlenen raporlara göre katılan mağdurun bazı psikolojik ve fiziksel sorunlarının olaydan önce de bulunduğuna, benzer olaylarda Yüksek Mahkemenin mahkûmiyet kararlarını beraat olmalı diyerek bozduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurun, 2012 yılında 6. Sınıfa geçtiği dönemde yazın …’de yatılı Kur’an Kursuna gittiğinde orada hoca olarak çalışan sanığın katılan mağdura çok yakın davrandığı, geceleri yatağına gelerek kendisini koklayıp yanağından öptüğü, diğer çocuklarında da bunu gördüğü, katılan mağdurun telefonuna gelen porno içerikli görüntünün sanığa iletildiği, sanığın katılan mağduru çağırttığı, spor amaçlı kullanılan boş bir odaya katılan mağduru aldığı, sanığın, mağdura sözel ve fiziksel zorlamalarla yaptığının ve görüntülerle ilgili katılan mağdura yanlış olduğunu anlattığı, sonra aniden iç çamaşırını indirip katılan mağduru eğerek duvara sıkıştırıp anal bölgesine soktuğu, katılan mağdurun bu duruma engel olamadığı, canının çok yandığı, kurtulmak için astım taklidi yaptığı, bu şekilde daha fazla uzamasına engel olduğu, katılan mağdurun öleceğini zannederek yetkiliye çıktıkları şeklinde olay kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Olayın gerçekleştiği İzmit Darıca Üçpınar Yatılı Kuran Kursunda katılan mağdur … tanık Talha ile birlikte aynı odada kalan diğer iki kişinin de isimleri tespit edilerek tanık olarak bilgilerine başvurulduktan sonra, ayrıca sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine göre mahkûmiyet hükmü kurulmasına karşın 08.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu rapor içeriğinde 2012 yılı Temmuz ayında mağduru bulunduğu olayı nedeniyle katılan mağdurun ruh sağlığının bozulduğu bildirildiği ancak sanığın iddia olunan nitelikli ve basit cinsel istismar eylemlerinin ayrı ayrı katılan mağdurun ruh sağlığını kalıcı olarak bozup bozmadığı bildirilmediğinden, aynı Kurul’dan yeniden bu hususta rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Yukarıdaki bentte belirtilen nedenle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdur vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.02.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/124 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.