YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/773
KARAR NO : 2023/4484
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/416 E., 2022/592 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/416 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (9). Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/16516 Esas, 2022/3353 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli ve 2019/11504 Esas sayılı iddianamesiyle, sanığın mağdureler … … ve … …’a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/565 Esas, 2020/7 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 2020/331 Esas, 2020/702 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
4. Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2021/16516 Esas, 2022/3353 Karar sayılı ilamı ile sanığın mağdure … …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün onanmasına, mağdure … …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün ise olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, mağdurenin soyut iddiası dışında eylemin gerçekleştiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
5. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi 08.11.2022 tarihli ve 2022/416 Esas, 2022/592 Karar sayılı kararı ile önceki ilamında direnilmesine karar vermiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 tarihli ve 9-2022/164100 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Dosya kapsamı itibariyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mağdurenin soyut beyanı dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken direnme kararı verilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğunu beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın suçu işlediğine dair katılanların çelişkili beyanları dışında somut delil bulunmadığını, şikayetçinin ifadesinde yer ve zaman kavramı net olarak belirtilmediğini, mağdure … …’un kendisine yapılan eylemi fark etmemesinin ve annelerinin yanında bu eylemler yapılırken aynı şekilde annelerinin bu eylemi fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sanığın suçlu olduğunu gösterir şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak daha ağır ceza verilmesi gerektiğini, mağdurenin yaşanan olaylar neticesinde travma geçirdiğini, yaşının gereklerine uygun olarak kendini ifade edebildiğini, zaman kavramının net olmamasının sebebinin ise travmanın ağırlığı olduğunu ortaya koyduğunu, mağdurenin yaşının küçük olması, sanığın kendisini korkutması ve tehdit etmesi, işlenen suçun cinsel niteliği gereği suç üstü olmaksızın kanıt temin etmenin çoğu zaman mümkün olmaması ve yaşanmamış olması halinde, yalnızca on yaşında olan mağdurenin üvey babası olan sanık hakkında bu tarz iddialarda bulunmasının mümkün olmaması karşısında yine suçun mağdurenin ablasına karşı da sistematik olarak işlendiği ortada olduğundan sanığın mağdureye karşı eyleminin de sabit olduğunu, sanığın cezalandırılması için gerekli vicdani kanaatin oluştuğunu aksi durumda suçu sabit olan sanığın cezalandırılması yönünde toplumsal beklentinin ve vicdanının karşılanamamış olacağını, tüm bunlara ek olarak sanığın emniyet ifadesindeki ikrarı sabit olduğunu, sanığın daha ağır ceza alması gerekirken verilen cezanın düşük kaldığını ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine ; “…Katılan ……’ın, katılan ……’nın annesi olduğu, sanığın, katılan ……’nın üvey babası olduğu ve birlikte … Mahallesi … Sokak No:79/1 sayılı yerde bulunan ikamette kaldıkları,
Tam tarihi belirli olmamakla birlikte katılan ……’nın birinci sınıfa gittiği 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde sanığın katılan ……’nın cinsel organına dokunduğu, katılan ……’yı çırılçıplak soyduğu ve cinsel organına dokunduğu, göğüslerine dokunduğu, sanığın bu şekildeki eyleminin katılan ……’nın dördüncü sınıfa gittiği 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar devam ettirdiği, sanığın katılan ……’ya yönelik her eyleminden sonra ” balkondan atarım, seni döverim, annene anlatmayacaksın” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiği,
Her ne kadar sanık savunmasında, katılan ……’ya karşı cinsel nitelikte eylem gerçekleştirmediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan ……’nın aşamalardaki istikrarlı beyanları, dosya kapsamı ve katılan ……’nın yaşı itibariyle sanığa suç isnat etmesini gerektirecek herhangi bir sebebinin bulunmaması, sanığın mağdurun üvey babası olduğu, aynı evde birlikte yaşadıkları, dolayısıyla mağdur ……, annesi katılan ile sanığın arasında herhangi bir husumetin bulunmaması hususu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mağdur ……’nın gerek soruşturma aşamasında ve gerekse kovuşturma aşamasındaki beyanları mahkememizce inandırıcı bulunmuş, sanığın suçu işlemediği yönündeki savunmasına itibar edilmemiş,
Tam tarihi belirli olmamak ile birlikte katılan ……’nın birinci sınıfa gittiği, 12 yaşından küçük olduğu, 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde sanığın katılan ……’nın cinsel organına dokunduğu, katılan ……’yı çırılçıplak soyduğu ve cinsel organına dokunduğu, göğüslerine dokunduğu, sanığın bu şekildeki eyleminin katılan ……’nın dördüncü sınıfa gittiği 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar devam ettiği, sanığın katılan ……’ya yönelik her eyleminden sonra ” balkondan atarım, seni döverim, annene anlatmayacaksın” şeklinde sözler söylediğinin mahkememizce kabul edildiği,
Sanığın katılan ……”ya yönelik cinsel nitelikteki eylemlerine 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde başladığı ve sanığın katılan ……’ya yönelik cinsel nitelikteki eylemine 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar devam ettirdiği, sanığın katılan ……’ya yönelik cinsel nitelikteki eylem tarihleri itibariyle katılan ……’nın 12 yaşından küçük olması da nazara alınarak sanığın katılan ……’ya yönelik eylemine uyan TCK 103/1-1-3.cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş,
Sanığın katılan ……’nın üvey babası olması sebebi ile hakkında verilen cezada TCK 103/3-c maddesi gereğince arttırım yapılmış,
Sanığın katılan ……’ya yönelik cinsel nitelikteki eyleminden sonra katılan ……’ya ” balkondan atarım, seni döverim, annene anlatmayacaksın” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği ve bu sözden sonra katılan ……’ya yönelik diğer cinsel nitelikteki eylemlerini gerçekleştirdiği, bu haliyle tehdit eyleminin ayrıca TCK. 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçuna vücut vermediği, cinsel istismar suçunun TCK. 103/4 maddesinde düzenlenen nitelikli hali kapsamında bulunduğu, sanığın katılan ……’ya yönelik gerçekleştirdiği cinsel nitelikteki eylemlerin tarihi itibariyle, katılan ……’nın 15 yaşını tamamlamadığı, dolayısıyla sanığın katılan ……’ya yönelik eylemini, suç tarihi itibariyle 15 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı tehdit ile işlediğinden hakkında verilen cezada TCK 103/1-a maddesi de nazara alınarak TCK 103/4 maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış,
Sanığın katılan ……’ya yönelik cinsel nitelikteki eylemine tam tarihi belirli olmamak ile birlikte 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde başladığı ve 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar devam ettirdiği, bu süre zarfında sanığın katılan ……’ya birden çok kez cinsel nitelikte eylem gerçekleştirdiği, dolayısıyla sanığın eylemini zincirleme işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen cezada TCK 43 madde gereğince arttırım yapıldığı,
Her ne kadar sanık hakkında mağdura karşı TCK. 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçundan cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin kül halinde tehditle mağdura karşı cinsel istismar suçunu oluşturduğu, iddia edilen tehdit eyleminin cinsel istismar suçunun tehdit arttırım maddesinde öngörülen eylem kapsamında bulunduğu ve tehdit eyleminin TCK. 103/4 maddesi kapsamında bulunduğu, sanık hakkında mağdura karşı TCK. 103/1-1-3 cümle, 103/3-c, 103/4 maddeleri gereğince mahkumiyet kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ” gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizin 11.04.2022 tarih ve 2021/16516 Esas, 2022/3353 Karar sayılı kararı ile olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, mağdurenin soyut iddiası dışında eylemin gerçekleştiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada ise İlk Derece Mahkemesince direnme kararı verildiği, direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Daire kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesi 08.11.2022 tarihli ve 2022/416 Esas, 2022/592 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2021/16516 Esas, 2022/3353 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.