YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7819
KARAR NO : 2023/5821
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2405 E., 2023/70 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/258 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/2405 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun niteliği gereğince sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, tanık …’in baskısı nedeniyle mağdurenin sanığı suçladığına, Mahkeme beyanlarının soru-cevap olması nedeniyle güvenilir olmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdure, şikâyetçi ve tanık beyanlarıyla sanık savunmalarının birlikte değerlendirilmesinde; tarafların birbirini aynı mahallede ikamet etmeleri sebebiyle tanıdıkları, sanığın dini nikahlı eşi tanık Türkan ile birlikte aynı evde kaldığı, şikâyetçilerin zaman zaman sanığın evine misafirliğe gittikleri, sanığın ve eşinin yanlarında çocukları ve torunları bulunmaması nedeniyle şikâyetçilerin çocuklarıyla özellikle de mağdureyle yakından ilgilendikleri, evde yemek yaptıkları zaman mağdureyi de davet ettikleri, sanığın eşinin mağdureyi banyo yaptırma, saçını tarama gibi bir takım kişisel ihtiyaçlarıyla ilgilendiği, sanığın, mağdure evlerine geldiği zamanlar, mağdureyi kucağına oturttuğu, saçlarını okşadığı, marketten yiyecek ürünler alarak mağdureye verdiği, birkaç kez de kıyafet aldığı, çoğu zaman mağdure okula giderken onunla birlikte okula kadar gittiği, okul çıkışlarında da mağdureyi beklediği ve konuşmaya çalıştığı, harçlık verdiği, hediyeler getirdiği, yine hafta sonları mağdure arkadaşları ile sokakta oynarken bir şeyler alacağını söyleyerek mağdureyi yanına çağırdığı, konuşmak istediği, ayrıca kimi zamanlar mağdureyi whatsapp uygulaması üzerinden aradığı, mağdurenin sanığın sürekli peşinde olmasından duyduğu rahatsızlığı tanık olan arkadaşlarının yanında dile getirdiği, olayın ortaya çıkmasından bir süre önce mağdurenin arkadaşlarıyla birlikte konsere gittiğinde sanığın arkalarından konser alanına kadar takip ettiği ve bir süre sonra alandan ayrıldığı, farklı bir gün tanık Bera’nın ablasının arkadaşı diğer tanık …’ın, sanığın sürekli mağdurenin peşinde olmasından ve mağdure ile aynı eve girmelerinden şüphelenerek mağdureye, sanığın kendisine cinsel bir eylem gerçekleştirip gerçekleştirmediğini sorduğu, mağdurenin ilk önce gerçekleştirmediğini söylediği, ancak tanığın ısrarı üzerine eliyle göğüs ve ön cinsel bölgesini göstererek sanığın uzun zamandan beridir bu bölgelerine dokunduğunu söylediği, o sırada sanığın mağdureyi arayarak beyanlardan anlaşıldığı üzere yanına çağırdığı ve tek gelmesini istediği, bu görüşmeden sonra tanık …’in suç duyurusunda bulunması ile adli makamlara intikal ettiği anlaşılan olayda, sanık her ne kadar alınan savunmalarında mağdureyi torunu gibi sevdiğini, mağdurenin babasının alkolik olması ve maddi durumlarının iyi olmaması nedeniyle hediyeler aldığını, harçlık verdiğini, ayrıca mağdurenin babasının gün içerisinde işte olması ve kızına göz kulak olmasını istemesi sebebiyle mağdureyi gün içerisinde whatsap isimli uygulamadan aradığını ve nerede olduğunu sorduğunu, mağdurenin ve tanığın beyanlarında geçen son aramasında ise mağdureyi arayarak yanına çağırdığını, ancak özellikle tek gel şeklinde bir söyleminin olmadığını, mağdureye herhangi bir cinsel eyleminin olmadığını beyanla suçlamayı reddetmişse de; mağdurenin ilk andan itibaren alınan tüm beyanlarında, sanığın ve eşinin kendisine çok iyi davrandığına, hediyeler aldığına, sanığın, eşinin yanında kendisine yakın davrandığı olsa da cinsel eylemelerini, sanığın eşinin evde olmaması ya da balkona sigara içmek için çıkması nedeniyle yalnız kaldıkları zamanlarda gerçekleştirdiğine yönelik beyanlarının birbiriyle uyumlu, tutarlı ve samimi olduğu, taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, aksine mağdure beyanını doğrular sanık savunması ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere, sanığın mağdureye devamlı olarak harçlık verdiği, kıyafet, ayakkabı gibi giyecekler ile çikolata, cips gibi yiyeceklerden aldığının sabit olduğu, ancak bunların yanı sıra sanığın mağdureye karşı tutum ve davranışlarının tezahürü olan dışa yansımaların değerlendirilmesinde, sanığın, eşinin ve şikâyetçilerin dâhi haberi olmadan sık sık mağdureyi takip etmesi, sabahları mağdurenin peşi sıra okula kadar gitmesi, okul çıkışları mağdureyi bekleyerek konuşmaya çalışması, marketten bir şeyler alacağını söyleyerek yanına çağırması, harçlık vermesi, hafta sonları mağdure arkadaşları ile oynarken aynı şekilde mağdurenin yanına gelip bir şeyler alacağını söyleyerek çağırması, tanıklarla birlikte konsere gittiklerinde peşlerinden konser alanına gitmesi, dahası mağdurenin sanığın sürekli peşinden gelmesinden dolayı duyduğu rahatsızlıktan tanıklara bahsetmiş olması ve bazı zamanlar sanık kendisini görmesin diye okul dönüşleri farklı yolları kullanmış olması, olayın adliyeye intikalinden hemen önce gerçekleşen telefon görüşmesinde de birbiriyle uyumlu tanık ve mağdure beyanından anlaşıldığı üzere, sanığın mağdureyi arayarak nerede olduğunu sorup özellikle tek gelmesini istemesi, sanığın söz konusu aramaya ilişkin savunmalarını birbiriyle uyumlu şekilde açıklayamayarak soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan savunmasında, mağdureyi arkadaşı Berra’dan uzaklaştırmak için çağırdığını beyan etmesine rağmen duruşmada, markete gidip alacağı karpuzun yarısını keserek ailesine götürmesi için mağdureye vereceğini, ancak mağdurenin yanında arkadaşı olması sebebiyle açıkça karpuz vereceğini söylemediğini beyan ederek çelişkiye düşmesi, farklı zamanlarda da mağdure ile telefon üzerinden iletişim kurması, mağdure beyanıyla uyumlu kısmi ikrarlı sanık savunmalarından anlaşılan tüm bu sanığın mağdureyle yalnız oldukları zamanlarda iletişim kurması, takip etmesi şeklindeki eylemlerinden, sanığın eşinin ve şikâyetçilerin haberinin dahi olmaması, taraflar arasında husumetin bulunmaması, sanığın sürekli mağdurenin etrafında olmasının mağdurenin arkadaşları tarafından fark edilmesi ve tanık …’in de dikkatini çekmesi sebebiyle yapılan görüşme sonucu ortaya çıkması hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın mağdureyle arasındaki ilişkinin masumane bir torun sevgisinin ötesinde olduğu ve savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurenin aşamalardaki samimi, tutarlı ve birbiriyle uyumlu beyanlarının gerçeği yansıttığı, itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve tüm bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın, ilk olarak mağdurenin 4. sınıf ikinci dönem öğrencisi olduğu ve on iki yaşından küçük olduğu bir zamanda, eşinin çağırdığını söyleyerek evine davet ettiği, mağdurenin eve gittiğinde Türkan’ın evde olmadığını fark ettiği, sanığın, eşinin markete kadar gittiğini, hemen geleceğini söyleyerek içeri çağırdığı, kendisinin de markete gidip çikolata, cips alarak yanında eşi Türkan olmadan eve döndüğü ve marketten aldığı ürünlerden mağdureye verdiği, “Benim gibi adam bulamazsın” gibi sözler söyleyerek koltukta yanına çağırıp, şortunun üzerinden özel ön bölgesine ve bacaklarına dokunduğu, kot pantolonun fermuarını açmaya ve şortunun içine elini sokmaya çalıştığı, göğüs bölgesine de okşar gibi dokunduğu, sıktığı, eyleminin birkaç dakikadan fazla sürdüğü ve dokunduğu sırada istemeyince de “Şaka yapıyorum” dediği, dudaklarına doğru yaklaşıp öpmeye çalıştığı, ancak mağdurenin elini dudaklarının üstüne koyarak engel olduğu, bir süre sonra “Şakayı bırak” diyerek gitmek istediğini söyleyip evden ayrıldığı, evden ayrılırken sanığın kendisine “Her istediğini alırım, kimseye bir şey söyleme, yaptıklarımızı söylersen seni de beni de öldürürler” dediği için kimseye bir şey söylemediği, yine farklı bir gün, sanığın eşinin evden komşusuna gidip geleceğini söyleyerek ayrıldığında sanığın televizyon olan odada kanepe üzerinde yanına gelip elbisesinin içine ellerini sokarak doğrudan göğüslerini okşadığı, sanığın bu şekilde eylemlerini birden fazla kez gerçekleştirdiği, eylemlerin tamamının sanığın evinde olduğunu, bu eylemleri, henüz cinsel eğitimini tamamlamamış mağdureye bir takım hediyeler alarak yakın davranıp mağdurenin cinsel bölgelerine sarkıntılık boyutunu aşar şekilde dokunup, okşayarak, sıkarak gerçekleştirdiğinden sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Katılan Bakanlık ve Katılan Vekillerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesinin gerektiğine ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı CMK’nın 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/2405 Esas, 2023/70 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.