Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8508 E. 2023/8060 K. 05.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8508
KARAR NO : 2023/8060
KARAR TARİHİ : 05.12.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/10 E., 2023/89 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 gün ve 2014/256 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 gün ve 2014/256 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararının sanık ve müdafisi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2021/3505 Esas, 2022/9203 Karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları reddedilmek suretiyle “28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi ve sarkıntılık suç tipinin kanuna eklenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki ‘Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur’ hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması; ayrıca uygulamaya göre de katılan mağdurenin halasının eşi olup 3. derece kayın hısmı olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5237 sayılı TCK’nın 103/3-c maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 06.04.2023 gün ve 2023/10 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi ile kazanılmış hakkından dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Sanığın müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yani sübuta ve olayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sanığın isnat edilen eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu olayın;
“Sanığın, eşinin yeğeni olan on beş yaşından küçük katılan mağdure …’yi ilk olarak 2011 yılında dudağından yaklaşık 20-30 … kadar öptüğü, aynı zamanda mağdurenin göğüslerini kıyafeti üzerinden sıktığı, daha sonraki tarihlerde de mağdurenin vajinasına dokunduğu, bacaklarına dokunarak sıktığı, yine kahvaltıya gittiği bir gün sanığın mağdure …’yi 10-20 … boyunca öptüğü, mağdurenin ittirmesine karşın göğüslerine dokunduğu,” şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş;
Mahkemenin bu kabul ve kurulan hükümlere dair;
“Her ne kadar sanık alınan savunmalarında suçlamayı redde yönelik anlatımlarda bulunmuşsa da, sanığa iftira atmasını gerektirecek nitelikte aralarında herhangi bir husumet bulunmayan katılan mağdure …’nin aşamalarda alınan ve istikrar arz eden beyanları, mağdurenin beyanları destekler nitelikteki sanığın eşi …’nin, mağdurenin kuzeni …’nin ve mağdurenin annesi Vildan’ın anlatımları ile tüm dosya kapsamı hep birlikte nazara alındığında, sanığın suçlamayı redde yönelik savunmalarına suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle itibar edilmemiş, sanığın işlediği kabul edilen eylemlerin ani ve kesintili olma niteliğini aşarak belli bir yoğunluğa ve ağırlığa ulaşmış olması da gözetildiğinde mezkur eylemin sarkıntılık düzeyini aştığı, bu itibarla sanığın eyleminin, 3. derece kayın hısmı olan çocuğa karşı sarkıntılığı aşar surette zincirleme cinsel istismar suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.”şeklindeki gerekçesi uyarınca da sanığın müsnet suçtan yukarıda “HUKUKİ SÜREÇ” başlığı altındaki (3) nolu bölümde yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verdiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma üzerine verilen 06.04.2023 gün ve 2023/10 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararında sanık ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.