Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/8966 E. 2023/5916 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8966
KARAR NO : 2023/5916
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/275 E., 2023/654 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıkların müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 gün ve 2021/2376 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararı ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2021 gün ve 2020/211 Esas, 2021/177 Karar sayılı sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetlerine dair hükme yönelik istinaf başvurularının kabulüyle hükümler kaldırılarak sanıklar hakkında zincirleme şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 21 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.01.2022 gün ve 2021/2376 Esas, 2022/62 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafilerince temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarih ve 2022/6661 Esas, 2022/10101 Karar sayılı kararı ile ”Tüm dosya kapsamından, sanıkların mağdureye karşı cinsel saldırı eylemlerini planlayarak ve birbirlerini takiben gerçekleştirdikleri, eylemlerin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 103/3-a maddesi gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde, sanıkların mağdureye karşı başkaca nitelikli cinsel istismar eylemlerinde bulunmadıkları gözetilmeden diğer eylemlere de iştirak ettikleri gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 3-a maddeleri gereğince tayin edilen cezaların aynı Kanunun 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.03.2023 gün ve 2023/275 Esas, 2023/654 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyizi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, sübuta, olayın hemen olmayıp birkaç gün sonra şikayetle intikalıne, zorla alıkonulmadığına, hareket serbestisinin engellenmediğine, cinsel ilişkinin rızaen para karşılığı olduğuna, sanık müdafi Av. …’nin büro görüşmelerinde tanıklık yapabileceğine, şikayetten zorla vazgeçirilmeyip rızaen vazgeçildiğine, müştekinin çelişkili beyanları gözetilmeden, cinsel saldırıyı ispatlayan hiçbir muayene raporu bulunmadan somut delil elde edilmeden, ispat oluşmadan verilen cezaya, atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

B. Sanık … Müdafilerinin Temyizi
Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik koğuşturmaya, sübuta, gerekçeye, olayın intikal şekline, olayın vasıflandırmasında … ile müştekinin cinsel ilişkisini gizli olarak çekme planlarının olmadığı, özel
hayatın gizliliğini ihlali suçundan şikayetçi olunmadığı, cinsel ilişkiye video çekimine mğdurun rızası bulunduğuna, hile de olmadığına, para karşılığı olduğuna, muayenesinde zorlamaya ilişkin bir bulgu olmadığı gibi DNA profili ile uyumlu bir DNA’ya da rastlanmadığı, şüphe giderilmeden, isnat edilen suça ilişkin gerçekleşen fiile iştirak iradesinin olduğuna dair kesin, somut ve ceza verilmesine yeter delil elde edilemediği halde verilen cezaya, teşdide, niteliğe, aleyhe bozma yasağına uyulmadığına, bozma istemine ilişkindir.

C. Katılan Bakanlık Vekili İle Katılan … Vekilinin Temyizleri
Kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik kovuşturmaya, yapılan değerlendirmeye, sübut bulan suçtan tecziyenin yetersizliğine, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulama şartları oluştuğu halde zincirleme suç artırımı yapılarak ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesine, lehe hükümlerin uygulanmasına, Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarih, 2022/6661 E. 2022/10101 K. sayılı kararı ile; sanıklar … ve … hakkında nitelikli cinsel saldırı suçlarından verilen bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir.
Sanıkların ve katılanın aşamalarda alınan beyanları, bilirkişi raporları, bozma kararı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; katılan … … ile sanık …’un olay tarihinden yaklaşık 1 yıl kadar önce Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla tanışıkları, 2019 yılı Ocak ayına kadar da görüşmedikleri, suç tarihinden bir gün önce sanık …’un katılanı cep telefonundan aradığı, katılana başkaları ile görüşmemesini, sadece kendisi ile görüşmesini, karşılığında kendisine bakacağını (para vereceğini) söylediği, katılanın maddi sıkıntılar içerisinde olması sebebi ile sanık … ile görüşmeyi kabul ettiği, olay günü de sanık … ile buluşarak sanığın evine gittiği, sanıktan para istediği ancak sanığın para vermemesi üzerine katılanın evden çıkarak otobüs durağına gittiği, otobüs durağında beklerken sanık …’ın katılanı aradığı ve nerede olduğunu sorduğu, katılanın bulunduğu yeri söylemesi üzerine sanık …’ın katılanın yanına gittiği, bir süre sonra yanlarına sanık …’nin de geldiği, ikna ettikleri ve birlikte önce ATM’den 100,00 TL para çektikleri, sanıkların bu parayı katılana verdikleri, evde 400,00 TL daha vereceklerini söyledikleri bu suretle her iki sanığın da katılanı paranın geri kalan kısmını vermek üzere hile kullanarak sanık …’nin evine getirdikleri, sanık … ile diğer sanık …’ın, sanık …’nin katılan ile gireceği cinsel ilişkiyi videoya almayı önceden kararlaştırdıkları, bu kapsamda sanık … katılan ile cinsel ilişkiye girdiği esnada sanık …’ın kıyafetlerini çıkartarak kapı aralığından katılanın bilgisi ve rızası dışında video kaydı yapmaya başladığı, katılanın video kaydı yapıldığını görmesi üzerine cinsel ilişkiye karşı koymaya başladığı, dosyaya yansıyan video kamera çözümüne ilişkin görüntülerde de anlaşılacağı üzere katılanın sanık …’ye defalarca yapmamasını söylediği ancak sanık …’nin katılanı darp ederek cinsel ilişkiye girmeye devam ettiği, cinsel ilişki esnasında katılana hitaben “videoları her yerde paylaşacağını” söyleyerek katılanın karşı koymasını önlemek amacıyla tehdit ettiği ve akabinde …’a da verecek misin şeklinde soru sorduğu, katılanın sanık …’la da cinsel ilişkiye gireceğini kabul etmesi üzerine sanık …’ın video kaydını sonlandırdığı, sanık … katılan ile ilişkiye girdikten sonra sanık
…’ın da katılan ile cinsel ilişkiye girdiği ve gecenin ilerleyen saatlerinde sanıkların katılanı evine bıraktıkları, katılanın videoları silmelerini sanıklardan istemesine rağmen sanıkların bu videoları silmeyi reddettikleri, bunun üzerine katılanın olayın ertesi günü emniyete giderek sanıklardan şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemiş iseler de katılanın aşamalarda değişmeyen ayrıntılı ve hayatın olağan akışına uygun anlatımı, olaydan hemen sonra yapmış olduğu şikayet ve sanıkların cinsel ilişki sırasında çekmiş oldukları video görüntüsü nazara alındığında sanık savunmalarına itibar edilmemiş ve eylemin yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleştirildiği dairemizce kabul edilmiştir.
Sanıkların yukarıda oluş ve kabulü anlatılan katılan …’i sanık …’ye ait eve götürdükten sonra sanıklar … ve …’ın katılan … ile katılan …’in rızası dışında zorla cinsel birliktelik yaşamak şeklindeki eylemleri TCK’nun 102/2 maddesinde düzenlenen organ sokmak suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, sanık … katılan …’e karşı cinsel saldırı gerçekleştirdiği sırada sanık … bu cinsel saldırıyı video kaydına aldığından ve sanık … bu video kaydını yayma tehdidi ile katılan …’e karşı cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğinden ve cinsel saldırı sırasında “benden sonra …’a da vereceksin yoksa bu görüntüleri her yerde yayarım” şeklinde beyanda bulunduğundan ve ardından sanık … da katılan …’e karşı zorla organ sokmak suretiyle cinsel saldırı da bulunduğundan sanıkların eylemlerini birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince sanıkların üzerine atılı birden fazla kişiyle nitelikli cinsel saldırı suçuna ilişkin oluş ve kabulünde isabetsizlik görülmemekle birlikte sanıkların katılana karşı eylemlernini işledikleri sıradaki kasta dayalı kusurlarının büyüklüğü, suçun işleniş şekli, katılanın direncinin kırılması için kullanılan araç ve katılanda meydana gelen zarar ile eylemin uzunluğu, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında alt sınırdan ceza hüküm kurularak eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırı görüldüğünden CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin bu suçlara ilişkin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm tesisi oluna gidilmiştir.
Sanıkların katılan … …’a karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işledikleri sıradaki kasta dayalı kusurlarının büyüklüğü, suçun işleniş şekli, katılanın direncinin kırılması için kullanılan araç ve katılanda meydana gelen zarar ile eylemin uzunluğu gözetilerek sanıklara TCK 102/2 maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 14 yıl hapis cezası verilmiştir.
Sanıkların eylemlerini birden fazla kişi olarak birlikte gerçekleştirmeleri nedeniyle verilen cezada TCK 102/3-d maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılmış,
Sanıklara verilen cezada sanıkların duruşmadaki tutum ve davranışları ve verilen cezanın gelecekleri üzerindeki etkisi gözetilerek TCK’nun 62.maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmıştır.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.03.2023 gün ve 2023/275 Esas, 2023/654 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri, katılan Bakanlık vekili ve katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.