YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/957
KARAR NO : 2023/1875
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/391 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/1808 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 tarihli ve 9-2022/47508 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Suç tarihinin 2013 yılı nisan ayı olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun on iki yaşından küçük olduğu ve cezai ehliyetinin bulunmadığı, bu hususun gerekçeli karar ve iddianamede tartışılmadığı, dosya içerisine sundukları uzman görüşünün dikkate alınmadığı, olayın geçtiği iddia edilen evde keşif yapılmadığı, mağdurenin savcılık beyanlarının kamera ile tepit edilmediği, suça sürüklenen çocukla ilgili fark mümeyyizlik raporları ve mağdurenin beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, mağdurenin tıbbi durumunun yeterince aydınlatılmadığı ve yatılı kursa gitmek istememesi nedeniyle iftira attığı beyanının dikkate alınmadığı, aileler arasında husumet bulunduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilerek kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Cezanın üst sınırdan verilmesi ve indirimlerin asgari hadden uygulanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin intikal tarihinden beş yıl önce amcasının oğlu olan suça sürüklenen çocuğun cinsel organını ağzına sokmak suretiyle birden fazla kez istismarda bulunduğunu iddia ettiği, suça sürüklenen çocuğun atılı suçlamayı reddettiği, mağdurenin tedavi gördüğü psikiyatri doktoruna olaydan yaklaşık 5 yıl sonra anlatımı ile intikalin gerçekleştiği, yine anne ve babasının mağdurenin olayın hemen akabinde anlatımda bulunduğunu doğruladığı anlaşılmakla; mahkemece yapılan yargılama neticesinde hazırlık aşamasındaki taraf anlatımları, suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmayan annenin mağdurenin anlatımı olduğuna ilişkin beyanı, intikalin hastane tarafından gerçekleşmesi, mağdure, annesi ve tanıkların mahkeme beyanlarının suçtan kurtarmaya yönelik olması hususları da göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurenin hastane anlatımı ve hazırlık beyanındaki olayın niteliğine ilişkin çelişkili beyanları, adli görüşme raporunda mağdurenin göz temasından ve detaydan kaçınması, spontan anlatımlarla cevap veremediğinin belirtilmesi, suça sürüklenen çocuk savunması ve suç tarihi belirlenememesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirme yapılması gerektiği hususları dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, mağdurenin soyut beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/1808 Esas, 2022/457 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.