YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11328
KARAR NO : 2009/31920
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemeler tarafından verilen kararlarda tarafların gösterilmesi, iddia ve savunmaların özetlenmesi, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebeplerinin açıklanması zorunludur. Kararın, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388 ve 389. Maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve
1.Kararı veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği,
2.Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri,
3.İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, … görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep,
4. Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi,
5.Kararın verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin imzaları, yönündeki hükümlerin kararın yazımında dikkate alınması gerekir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK. nun 389.maddesinde de tekrarlanmıştır. Keza HUMK. nun 381.maddesi (kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur). Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.(Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).x
Davacı dava dilekçesinde 500.00 TL bakiye süre ücreti ve 1500.00 TL olan ödenmeyen iki aylık ücret alacağını %1 fazlası ile talep etmiştir.
Bilirkişi raporundan sonra sadece bakiye süre ücretini 4.918.82 Tl olarak ıslahla arttırmış , ödenmeyen ücret alacağının % 1 fazlasını harçlandırmadan ödenmeyen ücretin % 1 gecikme faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme kararında ödenmeyen iki aylık ücret alacağı 1.500.00 TL’nin temmerrüd tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile % 1 fark ödeme talebinin ise 5.418.82 TL olarak kabulüne karar verilmiştir.
Ödenmeyen ücret alacağına en yüksek mevduat faizi talebi yoktur. Anılan alacağa % 1 faiz talep edilmiştir. Ancak işlemiş % 1 fazlalık talebi harçlandırılmamıştır. Öte yandan 5.418.82 TL % 1 fazlalık değil bakiye süre ücreti miktarıdır.
Hükümde talepler ve miktarlar karıştırıldığından HUMK’nun 381. ve 389. maddelerine aykırılık mevcuttur. Usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, dava ve ıslah dilekçesi nazara alınarak doğru talep ve miktarlara göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.