YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18762
KARAR NO : 2010/8357
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
Istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin ekonomik nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece fesih bildiriminin davacıya 25.12.2008 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihe göre dava açma süresinin geçirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1860-2008/23531 sayılı kararı ).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından yapılan fesih bildirimin sağ üst köşesinde 31.12.2008 tarihinin olduğu ve iş sözleşmesinin 31.12.2008 tarihi itibariyle feshedildiği bildirilmiştir. Aynı bildirimde el yazısı ile tebliğ tarihinin 25.12.2008 olarak belirtildiği anlaşılmakta ise de, üzerindeki tarih itibariyle 31.12.2008 tarihinde hazırlandığı anlaşılan belgenin üzerine daha önce tebliğ yapılmış gibi tarih yazılarak dava açma süresinin geçirilmeye çalışıldığı izlenimi doğmaktadır. Esasen işçiyi yanıltacı nitelikte değişik tarihler içeren fesih bildiriminin tebliğ tarihinin hak arama yolunu açacak şekilde işçinin lehine yorumlanması İş Hukukunun işçiyi koruma özelliğinin gereğidir.
Mevcut olgulara göre feshin 31.12.2008 tarihinde davacı işçiye bildirildiğinin kabulü gerekir. Böyle olunca dava süresinde açılmış olduğundan işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.