Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2010/27384 E. 2012/35921 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/27384
KARAR NO : 2012/35921
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, tatil ücreti ve yıllık izin ücretlerinin yasal faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı, davalı tarafından ” işten çık, hesabını kestir” denilerek işten çıkarıldığını ileri sürerek ödenmeyen kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, tatil ücreti ve yıllık izin ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerini izinsiz olarak terk edip işi bıraktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı, tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu ve davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda mahakemece, tarafların iddia ve savunmaları karşısında deliller tartışılmadan hangi delilin ne sebeple üstte tutulduğu açıklanmadan, talepler yazılmadan ve özellikle her kısmi eda davasının tespit hükmü de içereceği dikkate alınmadan, yetersiz gerekçeyle davacının hangi kalemde, toplamda kaç TL alacağı olduğu karar gerekçesinde belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, , bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.