YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/28221
KARAR NO : 2012/36562
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, ücret, fazla çalışma, gece tazminatı, ikramiye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalı şirkete ait işyerinde 1986-2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, bu süre içinde davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden aidat ödemek suretiyle yararlandığını, davalı işyerinde aralıksız olarak aynı işte çalışmakta iken, 2002 yılında davalı işveren tarafından görev yeri değişikliği yapılmış gibi gösterildiğini, müvekkilinin bunu kabul etmeyip iş akdini haklı nedenle feshetmiş gibi gösterilerek, muvazaalı taşeron kayıtları üzerinden kısa bir süre asgari ücretle yada ona yakın ücretle çalışmış gibi gösterildiğini, daha sonra tekrar davalı şirket kayıtlarına geçirildiğini, bu süre içerisinde gerçekte çıkışının yapılmadığını, kesintisiz aynı işi yapmaya devam ettiğini, sendika üyeliğinin de herhangi bir kesintiye uğramadığını, işverein muvazaalı bu işlemi de işten çıkarma tehdidi ve baskısı ile gerçekleştirdiğini, bu muvazaalı işlem sonrası müvekkilini yeniden kendi kayıtlarına geçirirken de asgari ücretle işe başlatmış göstererek TİS’in oransal zamlarını bu düşük ücrete uyguladığını, bu şekilde daha yüksek olan müktesap ücretine TİS’in oransal zamlarını uygulamaması sonucu ücretlerinin ve ücrete bağlı ikramiye, TİS ile ücretin %10 fazlası tutarında ödenmesi öngörülen gece çalışma ücreti (vardiya tazminatı) ve %100 zamlı ödenmesi öngörülen ve bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretlerinin de eksik ödendiğini ileri sürerek, ücret, fazla çalışma, gece tazminatı, ikramiye fark alacaklarını istemiştir.
Davacı vekili 3. İş Mahkemesinin 2009/779 Esas sayılı birleştirilen dava dosyasındaki 25.11.2009 havale tarihli dava dilekçesinde ise; davalı işveren nezdinde çalışan müvekkilinin TİS zamlarının alması gereken ücretlere uygulanmaması sonucu ücret ve ücrete bağlı ikramiye, fazla çalışma ve gece çalışma tazminatı alacaklarının tahsili için 3. İş Mahkemesine 2009/779 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu davada fazlaya ait talep haklarını saklı tuttuklarını, bu dosyanın anılan dosya ile birleştirilerek, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre geniş anlamda ücret alacakları içinde yer alan ücret, ikramiye, fazla çalışma ve gece çalışma tazminatını da talep zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, ücret farkı, fazla çalıma ücreti farkı, ikramiye farkı, gece çalışma ücreti farkı, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, izin ücreti, 4 aylık ücret ve diğer haklar farkı, 8 aylık işe başlatmama tazminatı farkı alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; öncelikle davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının çalıştığı Çukurova Çelik Fabrikasının davalı şirketçe 26.11.2001 tarihinde satın alındığını, davacı ve arkadaşlarının kıdem tazminatlarınıtalep ettiklerini, müvekkili şirketin de 22.11.2002 tarihinde davacı ve diğer işçilerin görevlerini “…” olarak değiştirdiğini, ancak görev değişikliğini kabul etmeyerek 1475 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince iş akitlerini kendilerinin feshettiğini, bunun üzerine kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödendiğini, davacı ve arkadaşlarının daha sonra taşeron şirkette işe başladıklarını, bir süre sonra taşerondan da istifa ederek tekrar davalı şirkette çalışmak üzere başvurduklarını, davacı ve arkadaşları ile yeni sözleşme ilişkisi kurulduğunu, ancak önceki hizmet sözleşmesindeki ücretin verilmediğini, tehdit ve baskı olmadığını, kaldı ki B.K.’nun 31. maddesi gereğince bunun 1 yıllık süre içinde ileri sürülmesi gerektiğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Davacı işçinin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü işlemi bizzat imzasıyla gerçekleştirdiği, kriz ortamında aldığı kıdem tazminatını değerlendirdiği, uzun yıllar çalışmaya devam ettiği düşünüldüğünde, yaklaşık 5 yıl bir süre geçtikten sonra bu davayı açarak irade fesadı ve muvazaa iddialarıyla hak talebi, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğunu, ödenen kıdem tazminatının önceki hizmet dönemini ekonomik değer açısından karşılayarak bu şekilde önceki çalışma dönemi tasfiye edildiğini, Yargıtay 9. hukuk dairesinin emsal nitelikteki 12.06.2008 tarih ve 3216/15280 sayılı kararı da aynın da aynı yönde olduğunu, tarafların sonraki bir süreçte ücreti belirleyerek yeni bir iş ilişkisi içine girmelerinin mümkün olup, sonraki dönemde işçi ve işveren sendikaları tarafından imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile mevcut durumun benimsendiğini, somut olaya özgü tarihsel süreç, işçi ve işveren işlem ve eylemleri dikkate alarak güven teorisi çerçevesinde davanın reddine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesini feshinden sonra açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, takiben davacının yaptığı başvuru üzerine iş verence işe başlatılmadığı iddiasıyla fark kıdem , boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı gibi taleplerini içeren birleştirilen dava dilekçesindeki istemlerle ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.