Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2010/38669 E. 2013/1905 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/38669
KARAR NO : 2013/1905
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin 03.05.2008 tarihinde işveren yetkilisinin “hak ettiği kıdem tazminatı ve diğer haklarının 2.600.00-TL tuttuğunu, bunun 1/3 ünü ödeyeceğini belirterek davacıyı işten çıkarttığını, 05.05.2008 tarihinde yasal haklarını istemek için davalı iş yerine giden davacıya hakkında tutanak tutulduğu söylenerek imzalamasının istenildiğini, davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının da aralarında bulunduğu bir grup tarafından kimlik bilgileri belirsiz üyelik kartı çıkartılarak promosyon üye kartı çıkartmayan müşterilerin harcamalarının bu kartlara yüklenmesi sonucunda çok sayıda cep telefonunu haksız olarak edindiklerini, davacının iş akdinin bu gerekçe ile feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının fiilen hangi kişi adına sahte form düzenlenip, ne kadar telefon çıkışının amacı dışında yapıldığını belirleyip ispat edemediği, davalı işverenin BP bayiliği nedeniyle kaç adet telefon verdiği, hangi tarihler arasında ve hangi tarihte eylemin gerçekleştiği, dağıtım şeklinin nasıl yapıldığı, kaç telefonun kimlere verildiğini somut olarak ortaya koyamadığı, davalı işverenin bu nedenle ileri sürdüğü fesih gerekçesinin ve yapılan feshin 4857 Sayılı Yasa’nın 26. maddesinde yer alan hak düşürücü süre içinde yapıldığını da ispat edemediği, ispat edilememesi nedeniyle davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı fesih olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Hüküm fıkrasının 13.paragrafında 1.153,33 TL nin tahsiline ilişkin bölümün dava ile ilgisi bulunmadığı, bu durumun karar gerekçesinde de bilgisayardan sehven çıktığı ve bu karar ile bir ilgisinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmış olmakla bu husus bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nın geçici 3/1.maddesi yollamasıyla HUMK’un 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasındaki “ 1.153.33-TL’ sini ıslah tarihi olan 29.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ” şeklindeki paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.