Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2011/30661 E. 2013/24581 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/30661
KARAR NO : 2013/24581
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin yurtdışı şantiyelerinde çalıştığını, iş akdi feshedildiği için Türkiye’ye gönderildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili;davacının yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak görev yaptığını, belirli süreli olarak istihdam edilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalının ıslaha karşı zamanaşımı defi gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekilinin davasını 06/01/2011 harç tarihli dilekçe ile ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalı vekiline 27/01/2011 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonraki ilk oturumun 23/02/2011 tarihinde yapıldığı, davalı vekilinin zamanaşımı itirazını tarih ve havale içermeyen dilekçe ile yaptığı, dosya kapsamından dilekçenin 06/04/2011 tarihli oturumdan sonra sunulduğu ve 28/04/2011 tarihli oturumda davacı vekilinin zamanaşımı itirazını kabul etmediklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın yapıldığı tarih itibariyle sözlü yargılama usulü uygulanmakta olup, zamanaşımı itirazının tebliği izleyen ilk oturuma kadar (o oturum dahil) yapılması gerekmektedir. Davalı vekili tebliğden sonraki ilk oturum olan 23/02/2011 tarihine kadar zamanaşımı itirazında bulunmadığından bu tarihten sonra yapılan zamanaşımı itirazı gecikmiş olup, davacı vekilince açıkça karşı çıkıldığından hüküm ifade etmez. 06/01/2011 tarihinde tebliğ edilen ıslah dilekçesinin 06/04/2011 tarihli duruşmada tekrar elden tebliği de sonuca etkili değildir. Bu itibarla davalı vekilinin gecikmiş zamanaşımı itirazı reddedilerek hüküm kurulması gerekirken geçersiz zamanaşımı definin dikkate alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.