YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/31415
KARAR NO : 2013/24572
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, izin ücreti, resmi tatil alacağı ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 1998 yılında işe başladığını, işten çıkarıldığı 10/08/2010 tarihine kadar çalıştığını, davalılardan…AŞ’ın sayaç okuma işini ihale ile şirketlere verdiğini, son olarak davalı Yıldız Elektronik Ltd Şti’nin ihaleyi aldığını ve işyeri kapandığı için müvekkilinin işten çıkarıldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil ve ücret alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … AŞ vekili, davacının ihale yoluyla yapılan endeks okuma işini yürüten firmanın işçisi olarak çalıştığını, davacı ile aralarında herhangi bir hizmet akdinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Ltd Şti vekili, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılarının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının 11.0248.74 sicil nolu işyerinden çıkış tarihi 07/12/2001 olup, bir sonraki işyerine giriş tarihinin 05/12/2001 oluşu karşısında hizmet süresinin hesabında çakışan, içiçe giren 2 günlük sürenin mükerrer hesaplanması hatalıdır. Buna göre tüm hak ve alacakların 2 gün noksan hesaplanması gerekmektedir.
3- Davanın yürütüldüğü tarih itibariyle sözlü yargılama usulü uygulandığından zamanaşımı v.b. ıtirazlarının tebliğden itibaren en geç bir sonraki oturuma kadar (o oturum dahil) yapılması imkanı bulunmaktadır.
Somut olayda davalı vekili 30/03/2011 tarihli ıslah dilekçesini tebliğe çıkarmamış, ıslah dilekçesi davalılar vekillerine tebliğ edilmemiş, 31/03/2011 tarihli oturumda davacının ıslah dilekçesi sunduğu belirtilmiş ve davalılar bu oturumda ıslah dilekçesinden haberdar olmuşlardır. Davalıların zamanaşımı itiraz süreleri ıslah dilekçesini öğrendikleri 31/03/2011 tarihinde başlayıp, en geç sonraki oturumda ( oturum dahil) sona ermektedir. Davalılar vekilleri ıslaha karşı bir sonraki oturum olan 05/05/2011 tarihli oturumdan önce 02/05/2011 ve 04/05/2011 tarihli dilekçeleri ile ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında davalıların ıslaha karşı yaptıkları zamanaşımı itirazı süresinde olup, zamanaşımı itirazı dikkati alınmadan hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.