YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13379
KARAR NO : 2014/16882
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : SAKARYA İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2012
NUMARASI : 2011/103-2012/88
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti ile prim alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş, davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde tanıtım sorumlusu olarak çalışırken iş sözleşmesinin fesh edildiğini ancak bir kısım haklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma ile pirim alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının alacağının bulunmadığını, tüm işçilik haklarının 5 yıllık zaman aşımına uğradığını, davacının tıbbı mümessil olarak çalıştığını, yapmış olduğu fazla mesainin kendisine menfaat sağladığını ve adığı prim miktarını yükseltiğini, 04/01/2011 tarihinde prim tahakkuk ettiği dönemde davacının şirket çalışanı olmaması nedeni ile prim ödemesi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ilaç mümessilerinin ilaç tanıtımı yaptıkları dolayısıyla kendi mesai saatlerini kendilerinin düzenleme imkanına sahip oldukları, çalışırken işverenin denetiminde olmayıp, iş programını kendilerinin ayarladığı, tanıtımımı yaptığı ilaçla ilgili işverenin belirlediği kotayı tutturduğunda prim ödendiği, primle çalışanlara fazla mesai ücreti ödenmeyeceğinin Yargıtay’ca da kabul edildiği, bu nedenle davacının fazla mesai alacağı yönündeki talebinin reddine karar vermek gerektiği, prim alacağının ise tahakkuk ettiği ve davacıya ödenmediğinden davacının prim alacağının bulunduğu gerekçesi ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde satış temsilcisi olarak prim usuli ile çalıştığı anlaşılmış olup, yukarıdaki ilke kararında belirtildiği şekilde, davacının aldığı primlerin yaptığı fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gerekiken bu hususun göz ardı edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davanın red edilen kısmı üzerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre davalı lehine vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar veilmesi de hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.