YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13985
KARAR NO : 2014/17207
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2011
NUMARASI : 2007/919-2011/905
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret farkı alacağı, ikramiye alacağı ile izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 3.İş Mahkemesinin 2008/493-665 E.K. Sayılı dosyası yönünden icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile % 40 icra inkar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan T.. M.. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı TPAO da 11/01/1999 tarihinde bilgisayar operatörü olarak çalışmaya başladığını, 12/01/2001 tarihinde basın görevlisi olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirme ile genel müdür danışmanı olarak çalıştığını, 2004 yılı Mayıs ayından itibaren E.. B..nda geçici görev ile müşavir yardımcısı olarak çalıştığını, 07/09/2007 tarihinde geçici görevinin sona erdiğini, 10/09/2007 tarihinde yıllık izne ayrıldığını, ücretinin TİS hükümlerine aykırı hesap edildiği, ücret farkının ödenmemesi nedeni ile işverene ihtarname gönderdiğini ve iş sözleşmesinin haklı neden ile feshettiğini, geçici görev ile çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ve bayramlarda çalıştığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret farkı, ikramiye, izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı TPAO, davacının iş sözleşmesinin Disiplin Kurulu Başkanlığının 10/10/2007 tarihli kararı ile izinsiz ve mazeretsiz olarak işe çıkmaması ve işe devam etmemesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, basın sorumlusu olarak görevinin önceki görevinin tanımı içinde kaldığını, 06/02/2002 tarihinde davacının şirkete naklinin yapıldığını, E.. B..nda geçici görevlendirildiği tarihteki unvanının memur olduğunu, müşavir yardımcısı olarak görevlendirildiğine dair bir bildirim yapılmadığını savunarak, davanın reddini, davacısı olduğu birleşen dosya yönünden ise davalıya hak etmediği halde yapılan fazla ödemelerin tahsili amacı ile Ankara 7 İcra Müdürlüğünün 2008/2883 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davanın takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı E.. B.., alacakların zamanaşımına uğradığını, bakanlıkta geçici görevlendirilen personelin fazla çalışma ücretleri ile diğer haklarının kadrolarının bulunduğu kurum tarafından ödenmesi gerektiğini, fazla çalışmasına ilişkin puantajların TPAO ya gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı ancak karşılığının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, birleşen dosya yönünden davacı TPAO’nun davasının yine kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ile davalılardan TPAO vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı işçinin tüm davalı TPAO vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 31.05.2004-27.08.2007 tarihleri arasında haftada 21 saat fazla çalışma ile tüm hafta ve genel tatillerde çalıştığı kabuledilerek hespalama yapılmıştır. Davacı fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacakları hususunda dinlettiği tanıklar işyerinde çalışan kişiler değil değişik enerji dergilerinin muhabirleridir. İşyerinde çalışmaları bulunmamaktadır. Bu tanıkların beyanlarına itibar edilemez. Mahkemece öncelikle davacının hafta ve genel tatil alacaklarının reddi gerekir.
Fazla çalışma alacağı yönünden ise dosya içindeki Enerji Bakanlığı tarafından düzenlenerek TPAO’ya gönderilen puantajlara göre 2004/Ekim ayında 16 saat, 2005/Ocak ayında ise 20 saat fazla çalışması bulunmaktadır. Mahkemece davacının puantaj ibraz edilen bu iki ayla sınırlı olmak üzere davacının fazla çalışma alacağının hesaplatılarak hüküm altına alınması gerekirken fazlaya hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.