YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17781
KARAR NO : 2014/19549
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan Bornova Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılara ait işyerinde şoför olarak çalışırken iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili, fazla çalışma ücreti talebinin öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, Belediye Başkanlığının, Belediye sınırları içindeki parkların, refüjlerin, yaya yollarının temizliği, sulanması, bakımı, onarımı ve fidanlık hizmetlerinin tamamını ihale yolu ile vermek suretiyle yerine getirdiğini, ihale konusu iş ile ilgili olarak İş Mevzuatından doğan tüm yükümlülüklerin yüklenici firmaya ait olduğunu, geçici çalışmasından sonra davacının yüklenici firmaya geçtiğini ve ve tüm haklarının ödendiğini, davacı taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … – … İlçe Belediyeleri Turizm San. ve Tic. Anonim Şirketi ise davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 01/07/2003-28/05/2010 tarihleri arasındaki çalışmasının 01/07/2005- 10/08/2005 tarihleri arasındaki kısmının doğrudan davalı Belediye Başkanlığı nezdinde diğer çalışmalarının ise davalı Belediyeden ihale ile iş almış olan şirketler nezdinde olduğu, alt işverenler değişse bile davacının aralıksız olarak çalışmasına devam ettiği, davacının diğer davalı … İlçe Belediyeleri Turizm San Tic AŞ nezdinde çalışmakta iken 28/05/2010 tarihinde emeklilik gerekçesiyle işten ayrıldığı, davacının münhasıran davalı Belediyeye ait işyerinde belediye işçisi ve şirketlerin işçisi olarak çalışmış olduğundan şirketler bakımından belediyenin asıl işveren davacıyı çalıştıran şirketlerin ise alt işveren olduğu, davacının alacaklarından asıl işveren belediyenin alt işverenlerle birlikte sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle 28/05/2010 tarihinde feshettiği, 31/05/2010 tarihinde kuruma başvurduğu, 01/06/2010 tarihi itibariyle emekli olup emekli aylığının bağlandığı, davacının kıdem tazminatı hakkının doğduğu, yıllık ücretli izin alacağı da bulunduğu ancak davacının fazla çalışma ücreti alacağı bulunmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davacının hizmet süresinin bilirkişi raporunda 6 yıl 10 ay 28 gün yerine 6 yıl 5 ay 28 gün olarak yazılması maddi hata kabul edilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kıdem tazminatına uygulanması gereken faiz başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. İş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu ve yaşlılık aylığı bağlandığını belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir.
Yaşlılık aylığı bağlandığına ilişkin belge işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için faiz başlangıcı sayılmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin yapıldığı tarihtir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeni ile sona ermiş olup yukarıdaki ilke kararında belirtildiği üzere yaşlılık aylığı bağlanacağına dair belgenin işverene verildiğine ilişkin bir delil olmadığından kıdem tazminatına uygulanacak faizin başlangıcı dava tarihi olması gerekirken fesih tarihinden itibaren faiz uygulanması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasının kıdem tazminatına ilişkin 1. bendinin tamamen çıkartılarak yerine;
“1- 8.663,91 TL brüt kıdem tazminatının dava tarihi olan 24/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,”
bendinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.