Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/22334 E. 2014/21008 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22334
KARAR NO : 2014/21008
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ : AKSARAY İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2011/157-2011/268

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 18.06.2005 tarihi itibariyle davalı şirket bünyesinde Tıbbi Profesyonel Satış Temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, bu görevine hiç bir yasal mesnet gösterilmeden keyfi nedenlerden İstanbul’da bulunan şirket merkezine çağrılarak 08.07.2009 tarihinden itibaren hizmet sözleşmesine son verildiğini, bu hususa ilişkin Aksaray İş Mahkemesinin 2009/241 Esas sayılı dosya ile açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını, ancak Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 28.02.2011 tarih 2011/6661 Esas 2011/5317 karar sayılı ilamı ile bozulmak sureti ile ortadan kaldırıldığını, mahkeme kararında feshi geçerli bulduğunu, ancak haklı bulmadığını, bu kapsamda tüm yasal alacaklarının işverence ödenmesinin gerektiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 18.06.2005 ile 08.07.2009 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, davacının son aldığı aylığın 2.545,20 TL olduğunu, davacının hizmet sözleşmesinin iş amaçlı olmayan harcamaları masraf raporlarında beyan etmesi, ziyaret etmediği halde ziyaret etmiş gibi raporlar düzenlenmesi ve bu davranışların doğruluk ve bağlılık kurallarına açıkça aykırılık teşkil etmesi nedeniyle feshedildiğini, davacının sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği için kıdem ve ihbar tazminatının ödemelerinin yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan tutanak ve belgelerden davacının son bir yıl içinde avansla ilgili yanlış beyanda bulunma, program değişikliğini bildirmeme, hizmet için tesis edilen aracı özel işinde kullanma ve özel işinde kullandığı aracın yakıt giderini şirkete fatura etme gibi davranışlarında bulunması nedeni ile savunmasının alınarak uyarıldığı, feshe yakın tarihlerde de eczane ziyaretini gerçekleştirmeme ve ağırlama giderlerinde tutarsızlıkları nedeni ile hakkında tutanak tutulduğu, davacının bu davranışlarının ziyaretlerini gerçekleştirdiği eczacıların ve tıbbi tanıtım için ağırlama yaptığı lokanta sahiplerinin şikayetlerine neden olduğu anlaşılmış olup, davacının bu davranışlarının 4857 Sayılı İş Kanununun 25/II maddesindeki ahlak ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gibi taraflar arasında yapılan sözleşmeye de aykırı olduğu, bu durumun iş yerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisini devam ettirmesinin iş veren açısından beklenmez bir hal aldığı, böyle durumlarda 4857 Sayılı Kanunun 25/II madde hükümlerinin işverene haklı fesih imkanı tanıdığından davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğu ve davacının diğer işçilik alacaklarından da feragat ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Aksaray İş Mahkemesi’nin 2009/241 Esas, 2010/128 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nce yapılan temyiz incelemesi neticesi verilen kararda aynen belirtildiği üzere;
“ Dosya içeriğine göre tıbbi tanıtım temsilcisi olan davacının son bir yıl içinde avansla ile ilgili yanılış beyanda bulunma, program değişikliğini bildirmeme, hizmet için tesis edilen aracı özel işinde kullanma ve özel işinde kullandığı aracın yakıt giderini şirkete fatura etme gibi davranışlarından bulunması nedeni ile savunmasının alınarak, uyarıldığı, feshe yakın tarihlerde de eczane ziyaretini gerçekleştirmeme ve ağırlama giderlerinde tutarsızlıkları nedeni ile hakkında tutanak tutulduğu, davacının bu davranışlarının ziyaretlerini gerçekleştirdiği eczacıların ve tıbbi tanıtım için ağırlama yaptığı lokanta sahiplerinin şikayetlerine neden olduğu anlaşılmaktadır. Davacının sözleşme ve kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ihlali niteliğindeki bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin devam ettirmenin işveren açısından beklenmez bir hal aldığı sabittir. Fesih davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekir iken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı bulunmuştur.” gerekçesi ile davacının iş akdinin davalı işverence feshinin haklı nedene değil geçerli nedene dayandığı kabul edilmiştir.
Buna göre; davacının iş akdinin haklı nedenle değil geçerli nedenle feshedildiği kesinleşmiş “işe iade dava dosyası” ilamından anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine “ geçerli nedeni haklı neden” şeklinde yorumlayan gerekçe ile bu taleplerin reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.