YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25322
KARAR NO : 2012/31401
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin yıllık ücretli izin alacağını davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının … nezdinde çalışmakta iken, 6111 sayılı kanunun 166. Maddesi kapsamında Milli Eğitim Müdürlüğüne tayin edildiğini, davacının ataması yapılırken bir kısım yıllık izin hakkının kullandırılmadığını ve yıllık izin alacağının ödenmediğini, yıllık izin ücretlerinden davalı belediyenin sorumlu olduğunu belirterek, yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, devir nedeni ile davalının sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının davalı işyerinde 6111 sayılı kanun uyarınca nakledilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiği, davacının kullanmadığı izinleri bulunduğu ve anılan yasa gereği davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık 6111 sayılı kanun gereğince başka kamu kurumuna iş sözleşmesi ile birlikte nakledilen davacının kullanmadığı yıllık ücretli izinlerden davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı iş kanunu’nun 6. maddesinde işyeri devri halinde devreden ve devralan işverenin sorumluluğu düzenlenmiş olup, maddeye göre “işyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. yukarıdaki hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır”. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ise 428. Maddesinde işyeri, 429. Maddesinde ise iş sözleşmesinin devrinde devreden ve devralan işverenlerin sorumluluğunu aynı şekilde düzenlemiştir.
İş Kanunu’nun 59. Maddesi gereğince de “İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir”. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşyerinin devri veya iş sözleşmesinin devri halinde ortada fesih bulunmadığından sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelen yıllık ücretli izin alacağından devreden işveren sorumlu tutulamaz.
6111 sayılı kanunun 166/6 maddesine göre “Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır”.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.’un 124/4 maddesinde “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya halinde dayanması halinde, hakimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliğini kabul edebileceği, bu durumda hakimin davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderine hükmedilemeyeceği” düzenlenmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde de yanılgının “diğer tarafın davranış ya da işlemlerinden veya hukuki ilişkinin karmaşık niteliğinden kaynaklanabileceği” belirtilmiştir.
a) Dosya içeriğine göre davalı … başkanlığında istihdam fazlası olarak belirlenen ve komisyon kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na iş sözleşmesi devredilen davacı işçi nakil kararı sonrası devreden kurumda işe başlamış ve orada halen çalışmaya devam etmektedir.
İş sözleşmesi devredildiğinden ve devir tarihinden ortada fesih bulunmadığından devreden davalı … başkanlığının doğmamış ve muaccel olmayan yıllık ücretli izinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Yıllık ücretli izin alacağından da devralan sorumludur. Dava açıldığı tarihte devreden davalı belediyenin aslında taraf sıfatı bulunmamaktadır. Ancak Belediye Başkanlığı’nın 6111 sayılı kanun uyarınca nakle tabi tutulan davacı hakkındaki yasal düzenlemede kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklı tutulurken, fesihle muaccel olan yıllık ücretli izin alacağı konusunda bir düzenlemeye yer verilmeyerek, hukuki ilişkide karmaşıklık yaratıldığı ve davacının yanılgı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının taraf sıfatında yanılgıya düştüğü kabul edilerek, HMK.’un 124/4 maddesi uyarınca taraf değişikliği yolu ile dava dilekçesi devralan işverene tebliğ edilmeli, delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde taraf sıfatı olmayan davalı hakkında hüküm kurulması hatalıdır.
b) Kabule göre ise;
Davacı işçi dava açıldığında devralan kurumda çalışmaya devam etmektedir. Yıllık ücretli izin yukarda açıklandığı üzere fesih bulunmadığından muaccel ve istenebilir hale gelmemiştir. Keza hükme esas bilirkişi raporunda davacının kullanmadığı yıllık ücretli izin ücreti son ay bordrosunda net ödenen miktar üzerinden hesaplanmıştır. Yıllık ücretli izin alacağının günlük çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Bordroda net ödenen ücret içinde davacının çıplak ücreti dışında ücretin eki niteliğindeki diğer ödemelerde vardır. Yıllık ücretli izin alacağının çıplak günlük brüt ücret üzerinden hesaplanmaması hatalı olduğu gibi kabulü de isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.