YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29642
KARAR NO : 2014/21337
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ : KIZILTEPE 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/02/2012
NUMARASI : 2010/573-2012/169
DAVA : Davacı, fark kıdem tazminatı, izin ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 07.02.1984 tarihinde işe giren ve 14.05.2008 tarihinde emekli olmak sureti ile iş sözleşmesi sona eren davacının işverenin iç yazışma belgesine dayanılarak 932 gün kullanmadığı izni olduğu kabul edilerek fesihle ödenen miktar mahsup edilerek, kalan yıllık ücretli izin alacağının tahsiline karar verilmiştir.
İşçinin kullanacağı izin süreleri 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53 ve bu kanundan önce de 1475 sayılı İş Kanunu’nun 49. Maddelerinde belirlenmiştir. Ancak bu hüküm nispi emredici hüküm olduğundan işçi lehine Toplu İş Sözleşmeleri arttırılabilir.
Dosya içeriğine ve işveren tarafından iç yazışmada kullanılan belgeye göre 24 yıl üzerinden izne hak kazanan davacının toplam 57 gün izin kullandığı, kullanmadığı izin süresinin de 932 gün olduğu belirtilmiştir. Davacının hizmet süresine göre 1475 ve 4857 sayılı yasalar kapsamında hak kazandığı toplam 460 gündür. Davacı bordrolara göre sendika üyesidir ve aidat kesilmektedir. Ancak dosyada Toplu İş Sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacının izin sürelerinin Toplu İş Sözleşmesi ile arttırılıp arttırılmadığı, bu izin sürelerinin ne kadar olduğu da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davacının tüm çalıştığı dönemlerle İlgili Toplu İş Sözleşmeleri getirtilerek, sözleşmeden yararlandığı tarihe kadar yasal izin süreleri, yararlandığı tarihten itibaren ise sözleşmedeki İzin süreleri üzerinden tüm süre boyunca hak kazandığı yıllık ücretli izin süresi belirlenmeli, kullandığı süreler mahsup edilmeli, kalan izin süreleri için ise son çıplak ücreti üzerinden hesaplama yapılmalı ve fesihle ödenen miktar düşülerek kalan miktar hüküm altına alınmalıdır. Davacının hak kazandığı izin süreleri belirlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.