Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/29705 E. 2014/21170 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/29705
KARAR NO : 2014/21170
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

MAHKEMESİ : BURSA 5. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2010/860-2012/420

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılara ait işyerinde muhasebe elemanı olarak çalışırken iftiralara maruz kalması, hakaretlere uğraması ve çalıştığı süreye ilişkin haklarını alamaması nedenleri ile iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının daha önce davalı B.. U.. Özel Sağ. A.Ş.çalışanı olduğunu, bütün haklarıyla beraber aynı şirketler topluluğu bünyesinde bulunan U.. Diyaliz Merkezi A.Ş. de çalışmaya başladığını ve bu şirketin işçisi olduğunu, davacının çalışmakta olduğu diyaliz merkezinde 2010 yılında personelin işe giriş ve çıkış saatlerini tespitte kullanılmak üzere personel devam kontrol sistemleri (PDKS) uygulamasına geçildiğini, sistemin kullanılmasının kontrolü görevinin de bu konuda önce eğitimden geçirilen muhasebe sorumlusu olarak çalışan davacıya verildiğini, davacının kendisine verilen bu görevi kötüye kullandığını, başkası için parmak pastığını, diğer bir işçinin de davacınnı yönlendirmesi ile davacı adına parmak bastığını, bunun üzerine davacıdan yazılı savunması istendiğini ancak davacının savunma vermediği gibi, mazeretsiz olarak işe de gelmediğini ve bir süre sonra iş akdini feshetmiş olduğuna dair ihtarnamenin tebliğ edildiğini, davacıdan e-posta ortamında bölge müdürü tarafından savunması sorulduğunda suçunu aynen kabul ettiğini, davacının davranışlarının ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçiye haksız iftira ve bu yönde hakaret edici davranışlarda bulunulduğu ve davacının iş akdini haklı olarak sonlandırdığı, kıdem tazminatına hak kazandığı ancak diğer istemlerin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı davalılara ait işyerinde muhasabe elamanı olarak çalışırken kendisine personel devam kontrol sistemleri idaresi verildiğini, bu sistemin 2009 Temmuz ayı sonunda devreye gireceğinin öngörüldüğünü ve Nisan-Mayıs aylarında deneme yapılmasının istendiğini, bundan sonra davalıların davacıya yönelik sistemi kötüye kullanma, birbirleri yerine parmak okutma gibi haksız isnatlarda bulunduğunu, şirket içinde kendisine hakaretler edildiğini, sonuçta bu nedenler ve ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini fesh ettiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının suçlu olduğunu ve bunu kabul etttiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya haksız iftira ve bu yönde hakaret edici davranışlarda bulunulduğu gerekçesi ile davacının iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiği kabul edilmiştir.
Dosyada kapsamına göre feshe konu olayla ilgili, ibraz edilen işe giriş-çıkış kayıtlarına göre 06/04/2010 tarihinde davacı ve adı geçen diğer işçi N.. Ç..’ın aynı saatte (08:50) işe girişlerinin kayıtlı olduğu görülmüştür. N.. Ç.. tanık olarak verdiği beyanında, davacının cihazı kendisine tanıtma amaçlı olarak, parmağını okuttuğunu ve kendisinin kendi adına parmağını okuttuğunu söylerken davalı tanıkları N..’in iki kez baş ve işaret parmağını okuttuğunu gördüklerini ifade etmişlerdir.
Yine konuya ilişkin dosyada mevcut e-postada (mailde) davacıya birbirinizin yerine pasrmak okuttunuz denilmiş, davacının ise hatalı olduğumu kabul ederim ancak işlem kimseye zarar vermedi yazdığı görülmüştür.
Sonuç olarak, davacı ile tanık Nilüfer adlı işçi arasında parmak izi kaydı alınmak suretiyle birbirleri yerine okutmaları isnadı mevcut olup davacının e-posta yolu ile suçlamayı kabul ettiği görülmüştür.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davacı feshinin haklı olduğu kabul edilmiş ise de yapılan araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Öncelikle açıklanan e-posta (mail) davacıya sorularak değerlendirilmeli, gerekirse feshe dayanak kılınan olay ortaya konmalıdır. Bunun için birbirleri yerine parmak okuttuğu iddia edilen tarihlerde davacı yada N.. adlı işçinin raporlu yada izinli olup olmadığı araştırılmadır. Ayrıca personel devam kontrol sistemi kontrol edilip sistemde davacının ve Nilüfer’in kayıtlı parmak izlerinin kaç tane olduğu, birden fazla ise bunun birisinin kendi adına diğerinin N.. adına işe girişi sağlayıp sağlamadığı araştırılıp sonuca gidilmelidir.
Davacıya isnat edilen olayın sabit olduğu anlaşıldığı takdirde davacının feshe dayanak yaptığı haksız itham edilme iddiasının sonuç doğurmayacağı gözetilip hüküm kurulmadır.
Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.