Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/3001 E. 2014/9215 K. 20.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3001
KARAR NO : 2014/9215
KARAR TARİHİ : 20.03.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 18. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/11/2011
NUMARASI : 2009/988-2011/781

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, izin ücreti, ücret alacağı, ücret %5 alacağı, fazla mesai ücreti, fazla mesai %5 alacağı, genel tatil ücreti, genel tatil %5 alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, Basın-İş Yasası kapsamında davalı şirkete ait TV Net televizyonu işyerinde haber kameramanı olarak çalışırken Temmuz, Ağustos ve Eylül / 2009 ayları ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle 09/09/2009 tarihli ihtarname ile iş aktini haklı nedenle feshettiğini, işi gereği günde 13-14 saat fazla mesai yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, genel tatil ve bunların % 5 fazlaları ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 08/08/2009 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak işyerine gelmediğini, ücretinin gününde ödenmemiş olmasının davacıya iş aktini haklı nedenle feshetme imkanı vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini Temmuz, Ağustos ve Eylül-2009 aylarına ait ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle feshettiği, fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin hangi tarihte kim tarafından feshedildiği noktasında toplanmaktadır.

ESAS NO : 2012/3001
KARAR NO : 2014/9215

Somut olayda, davacı iş sözleşmesini 09.09.2009 tarihinde 3 aylık ücreti ödenmediği için haklı nedenle feshettiğini ileri sürerken, davalı 08.08.2009 dan itibaren işe devamsızlık yapması nedeniyle kendileri tarafından feshedildiğini savunmuş ve belirttiği günlere ait devamsızlık tutanakları sunmuştur. Dosyaya celbedilen banka kayıtlarından davacıya 28.07.2009 günü Mayıs –Haziran- Temmuz ayı ücretlerinin, 18.09.2009 günü kısmi olarak Ağustos ayı ücretinin ödendiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının iş aktini 09.09.2009 günü feshettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak mahkemece iş sözleşmesinin davacı tarafından 08.08.2009 günü eylemli olarak mı, 09.09.2009 günü fesih bildirimi ile mi feshedildiği kesin olarak tespit edilmeden karar verilmesi hatalıdır. Davacının 08.08.2009 dan sonra çalışması olup olmadığı araştırılarak fesih tarihi tartışmasız şekilde belirlendikten sonra bu duruma göre kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, davalı yanında 5953 Sayılı Basın İş Yasasına tabi haber kameramanı olarak çalıştığını, ücretlerinin geç ve eksik ödenmesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle ve haklı olarak sona erdirildiğini, ücretlerin geç ve eksik ödenmesinin davacıya haklı fesih imkanı tanımadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı feshettiği kabul edilerek hesaplanan kıdem tazminatı, izin alacağı taleplerinin kabulüne diğerlerinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların temyizi üzerine Yüksek Dairenin çoğunluk oyları ile feshin kimin tarafından ve hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti ile hesaplama unsurlarının belirlenmesi noktasından ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
Olayda tartışmalı olan husus gazeteci olarak Basın İş Kanunu kapsamında çalışan davacının ücretlerinin geç veya eksik ödenmesinin haklı feshe ve buna bağlı olarak kıdem tazminatı talep etmeye imkan verip, vermediği noktasındadır.
Davacının faaliyet alanı basın ve yayıncılık olan davalı iş yerinde yaptığı, işin 5953 sayılı yasanın 1. maddesi kapsamında olduğu çekişmesizdir.
5953 Sayılı Basın İş Yasasında gerek önceki 1475 Sayılı Yasanın 16 maddesi gerekse yürürlükteki 4857 sayılı İş Yasasının 24/II-e maddesinde belirtildiği gibi ücretlerinin zamanında ödenmemesinin işçiye haklı fesih hakkı vereceği şeklinde bir düzenleme bulunmamaktadır.
5953 Sayılı Yasada ücretin zamanında ödenmemesinin neticeleri yönünden aynı yasanın 14/2. maddesinde “ Gazetecilere ücretlerini zamanında ödemeyen işverenler, bu ücretleri, her gün için %5 fazlasıyla ödemeye mecburdurlar.” şeklinde düzenlemeye yer vermiştir.
Aynı şekilde 5953 Sayılı Yasanın 11. maddesi bu kanuna göre çalışanın hangi durumda (haklı nedenle) feshi hakkı olduğunu düzenlemiştir.Buna göre “ Bir mevkutenin veche ve karekterinde gazeteci için şeref ve şöhretini veyahut umumiyetle manevi menfaatlerini ihlal edici bir vaziyet ihlal edecek şekilde bariz bir değişiklik vukuu halinde” gazeteci akdi derhal feshedip kıdem tazminatı talep edebilecektir.
Madde metninden de anlaşıldığı gibi düzenleme çok dar tutulmuştur. Yasada yer almayan ücretin geç veya eksik ödenmesi hususu, işçiye haklı fesih hakkı verip kıdem tazminatı almasına olanak tanımamaktadır. Bu konunun yasanın bir boşluğu şeklinde değerlendirilip kıyas yoluyla doldurma yoluna gidilmesi de mümkün değildir.
Yüksek Yargıtay HGK.nun 16.05.2001 gün 2001/9-417 E 2001/419 K, Yargıtay 9. H.D 28.06.2007/34521 E, 2007/ 21159 K, Yargıtay 9 HD 24.02.2003/11580 E, 2004/ 3119 K sayılı kararları da aynı görüş ve doğrultudadır.
Davacının kıdem tazminat talebinin kabulü şeklindeki yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bu hususa değinmeyen bozma yönündeki kararına katılmıyoruz. 20.03.2014