Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/31950 E. 2014/30057 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/31950
KARAR NO : 2014/30057
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/07/2012
NUMARASI : 2008/301-2012/472

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı davalıya ait yurtdışı inşaat şantiyelerinde silindir operatörü ve usta demirci olarak aylık net 1000 USD ile çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının saat ücreti üzerinden çalıştığı ve bu sebeple aydan aya ücret miktarının farklı olduğunu savunmuştur.
Yargılama safhasında davacı delil listesindeki İş-Kur onaylı hizmet sözleşmesine dayanarak davalının saat ücretine ilişkin savunmasının yerinde olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece Türkiye İş Kurumu’ndan celbedilen Yurtdışı İş sözleşmesinde davacının ücretinin aylık 400 USD olarak gösterildiği görülmüştür.
Aylık ücretin miktarı için yapılan emsal araştırması neticesinde D.. İ.. Sendikası’nca verilen cevabî yazıda da, davacının emsali bir işçinin 1.600-1.800 TL alabileceği bildirilmekle davacının iddia ettiği ücretten daha yüksek bir miktarın bildirildiği görülmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise emsal ücret araştırması ve taleple bağlılık dikkate alınarak iddia edilen ücrete ve iş sözleşmesinde belirtilen 400 USD göre seçenekli bir hesaplama yapılmış, Mahkemece iş sözleşmesi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuş ise de bu kabul dosya kapsamına ve Dairemiz uygulamasına göre yerinde değildir.
Zira, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosyaya ibrazını müteakiben banka kayıtlarının celbinden sonra alınan bilirkişi raporunda dahi bordro tahakkuklarından davacının ücreti 596,25 USD olarak saptanmıştır.
Görüldüğü üzere, davalının saat ücretine ilişkin savunması yazılı delil ile çürütüldüğü gibi, iş sözleşmesinde belirtilen tutarın dahi gerçek durumu yansıtmadığı banka kayıtları ile ortaya konulmuştur.
Bilindiği üzere, Dairemizin istikrarlı uygulamasına göre ücretin ihtilaflı olduğu hallerde emsal ücreti araştırması yapılarak dosyadaki delil durumunun değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle dosyada davalı savunmasına üstünlük tanınmasını gerektirir bir bilgi, belge yahut tanık beyanının bulunmaması karşısında, davacının görevi, çalıştığı yer ve emsal ücret araştırması dikkate alınarak iddia edilen ücrete itibarla yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerekirken, Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile aylık ücret miktarının tayin ve tespiti hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.