YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/38164
KARAR NO : 2014/30340
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
MAHKEMESİ : AYDIN 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2012
NUMARASI : 2012/83-2012/483
DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren hakkında açtığı alacak davasının kabul edildiğini, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince ıslahta faiz istenmediği halde ıslah ile artırılan alacak miktarlarına da faiz uygulanması gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onandığını iddia ederek, asıl davadaki ıslah tarihinden işbu dava tarihine kadarki işlemiş faiz alacağının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, asıl davada yapılan ıslah ile alacağın belirli hale gelmesine rağmen işbu davanın kısmi dava şeklindeki belirsiz alacak davası şeklinde açılması ve icra takibi sırasında faiz alacağının saklı tutulmaması sebebiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, Aydın 2. İş Mahkemesinin 2008/118 Esas, 2009/147 Karar sayılı kararı ile “9.673,30 TL yıllık izin ücretinin, 3.000 TL’sinin dava tarihinden, 6.673,30 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 1.459,22 TL hafta tatili ücretinin, 500 TL’sinin dava tarihinden, 959,22 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
Bu karar, Dairemizin 2009/34746 Esas, 2012/719 Karar sayılı ilamı ile, ıslahta faiz talebi olmamasına rağmen ıslahla ile artırılan alacak miktarına da faiz uygulanması sebebiyle düzeltilerek onanmıştır.
Davacı işçi, işbu temyiz incelemesine konu 12.03.2012 tarihli kısmî dava dilekçesiyle, ilk davadaki ıslah tarihinden bu davanın açıldığı tarihe kadarki işlemiş faiz alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davacı, 14.03.2012 tarihli ilamlı icra takibi ile, düzeltilerek onanan ilamdaki alacaklar ile bunların takip tarihinden tahsil tarihine kadarki işlemiş faizini istemiş, işlemiş faiz alacağını saklı tutmuştur.
17.04.2012 tarihinde, icra takibine konu edilen alacaklar ödenmiştir. Ödenen miktar, işbu davaya konu talebi içermemektedir.
Mahkemece, asıl davada yapılan ıslah ile alacağın belirli hâle gelmesine rağmen işbu davanın kısmî dava şeklindeki belirsiz alacak davası şeklinde açılması ve icra takibi sırasında faiz alacağının saklı tutulmaması, alacağın tahsil edilmesi sebebiyle hukukî yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır.
Dava şartları, ön inceleme aşamasında incelenir. Eksik olan dava şartı, belli bir süre verilerek giderilebilecek nitelikte ise, mahkemece, usul ekonomisi uyarınca dava hemen reddedilmeyip ilgili tarafa kesin süre verilmeli, kesin süre içinde eksiklik giderilmez ise dava usulden reddedilmelidir.
Dava şartları; yargı yetkisi, yargı yolu, görev, kesin yetki, davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekâlet ehliyeti ve geçerli vekâletname bulunması, davayı takip yetkisi, davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmemesi, hukukî yarar, davanın derdest olmaması ve kesin hüküm bulunmamasıdır.
Kural olarak, dava şartlarının bulunmaması, davanın usulden reddini gerektirir. Ancak bu eksiklik taraflardan birisinin yapacağı bir işlem ile giderilebilecek nitelikte ise usul ekonomisi ilkesi gereğince dava hemen reddedilmeyip ilgiliye süre verilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda mahkemece, dava konusu alacağın ilk davadaki bilirkişi raporundan sonra yapılan ıslah ile belirli hâle geldiği, kısmî dava açılmasında davacının hukukî yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, işlemiş faiz alacağının belirlenebilir olduğu yönündeki tespiti yerindedir. Ancak bu eksiklik, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartıdır. Bu yüzden mahkemece, davacı vekiline, 6100 sayılı HMK’nun 115. maddesi uyarınca işlemiş faiz alacağını hesaplayıp eksik harcı tamamlaması için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.