YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/535
KARAR NO : 2014/9666
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2011
NUMARASI : 2008/203-2011/966
DAVA :Davacı karşı davalı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile senetlerin iptaline, davalı karşı davacı, iş veren tarafından işçiye fazla verilen avansın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A RI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsili ile işverene teminat olarak verdiği bonoların iptaline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının istifa ettiğini savunarak, davanın reddini, karşı dava ile karşı davalıya verilen avansların tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın da kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin ve diğer yazılı belgelerle hükme etkili olacak tanık beyanlarının tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, işçinin pazarlama satış müdürü olarak çalıştığı taraflar arasında ihtilafsızdır. İşçinin kendi çalışma gün ve saatlerini kendisi belirlediğinden işçi lehine fazla çalışma ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
3- Asıl davanın davacısı işçi vekili, dava dilekçesi ile ücret ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden alacaklarına en yüksek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkemece, en yüksek mevduat faizi oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte bu alacakların tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal faiz oranını geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesi de isabetsizdir.
4- İşveren vekili 14.04.2010 tarihinde karşı dava dilekçesini ıslah etmiş olup itirazın iptali istemini alacak davası olarak karara bağlanmasını talep etmiştir.
Mahkemece karşı davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.