Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/5559 E. 2014/9798 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5559
KARAR NO : 2014/9798
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ : İZMİR 9. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2012
NUMARASI : 2011/586-2012/10

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı apartmanda kapıcı olarak 19.04.2007-03.05.2011 tarihleri arasında çalışan müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü 07.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili, resmi ve dini tatillerde de çalıştığını, fazla çalışma karışlığı ücretlerinin ödenmediğini yıllık izinlerini kullanmadığını, 2010 yılında emekliliğe hak kazanan davacıya kıdem tazminatına mahsuben kısmi olarak 1.900 TL ödeme yapıldığını, davalı apartmanının talebi üzerine emekliliğe rağmen ara vermeden çalışmasına devam ettiğini kısmi yapılan ödemenin mahsubu ile kıdem tazminatının da ödenmesi gerektiğini iddia ederek alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığını, çalışmasının iddia edildiği gibi aralıksız olmadığını, emeklilik nedeni ile iş akdini fesheden davacıya kıdem tazminatı dâhil tüm haklarının o tarihte ödendiğini, yaklaşık 1,5 ay sonra çalışmak için apartmana gelmesi üzerine tekrar çalışmaya başladığını, yeni işe giriş tarihinden sonra iş akdinin feshedildiği tarihe kadar çalışma süresinin bir yılını doldurmadığını, iş akdi haklı nedenle feshedilen davacının çalıştığı sürede kendine yüklenmiş edimleri yerine yetirmek yerine kahvehaneye giderek orada vakit geçirmeye adet haline getirdiğini, görevlerini yapmaması haricinde devamlı sinirli ve vurdumduymaz yapıda olduğunu, görev yaptığı sürede apartmanda ciddi miktarda hırsızlık olduğunu, yapılan tüm uyarılara rağmen görevini aksatması nedeniyle yapılan toplantıda alınan çoğunluk kararı ile iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, apartmanda müstakil doğal gaz bulunduğunu, kalorifer bağlantısı olmadığından erken işe başlaması ve geç bırakmasını gerektirecek bir nedenin de bulunmadığını, pazar günleri çalışmayan davacının dini ve milli bayramlarda da evinde olduğunu, çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı yasal süresi içerisinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının hizmet süresinin tespiti hususunda ihtilaf vardır.
Davacı işe 19.04.2007 tarihinde başladığını iddia etmiştir. Davalı ise davacının 01.02.2008 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur. Dosyada yer alan hizmet cetveli dökümünün incelenmesinden davacının davalı yanındaki çalışmaya başlangıcının 01.02.2008 tarihi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiği, Mahkemece davacının işe başlangıç tarihi hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan belgelere göre 19.04.2007-15.01.2008 tarihleri arasında davacının çalışması bildirilen işyerlerinin sicil numaralarının 1297305 ve 1251574 olduğu, işyerini çalıştıran şirketin unvanının Bornova .. İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limitet Şirketi olduğu, adresinin Bornova .. sokak No:. İzmir olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının davalı taraf dışında sigortalılıkta adı geçen şirketlerin kayıtları getirtilip davalı ile ilgisinin ne olduğu araştırılıp hizmet süresinin birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı işçinin çalıştığı apartmanın 22 daireden ibaret ve dairelerin doğalgazlı sistemle ısınıyor oluşu, davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışmaması nazara alındığında davacının olağandışı fazla mesai yaptığını ispat edemediği nazara alınarak fazla mesai alacak talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.